Diyet Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler

tv - diyet yaparken dikkat etmeniz gerekenler | izlesene.com

Kilo Vermek İçin

1. Doymadan önce yemeyi bırakın: Yüzde 80 doyana kadar yemek yiyin. Geleneksel bir diyet uygulayan Japonya’nın Okinawa adasında yaşayanların vücut kitle indeksleri ortalama 21,5′tur. Karnınız pantolonunuzun düğmelerinizi gerene kadar yemek yiyebilirsiniz. Diyete göre, tokluğun ilk acısını hissettiğinizde, vücudunuz beyninizin tok olduğunun farkına varması için şans veriyor.

2. Sağlıklı yağlar kullanın: Akdeniz diyetinin temeli olan zeytin yağı ile Okinawa diyetinin içeriği kanola yağı gibi sağlıklı yağlar, sebzeleri daha lezzetli yapıyor. Böylece, daha fazla sebze tüketiyorsunuz.

3. Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın: Örneğin, Amerikalılar televizyon karşısında ya da arabada giderken yemek yiyor. Japonya’da ise yürürken yemek yemek görgüsüzlük olarak görülüyor. Burada, arabada asla kahve yudumlayamazsınız. Fransa’da arabalarda içecek tutucusu bulunmuyor, çünkü araç kullanırken kahve içilmiyor. Televizyonla, trafikle ya da işinizle ilgilenirken farkında olmadan aşırı yemek yersiniz. Bu nedende yemek yerken sadece yemeğe odaklanın ve lezzetlerin zevkini çıkarın.

4. Hareket edin: Asya ülkelerinde, Fransa ve Akdeniz insanları, daha fazla hareket ettiklerinden dolayı daha zayıftır. Onlar zamanlarını jimnastik için harcamıyor, sadece çok fazla yürüyorlar.

5. Düzenli yemek yiyin: Fransız kadını, günde 3 kez yemek yediği için şişmanlamıyor. Bir öğünü atladığınızda kalori yaktığınızı düşünebilirsiniz, ancak daha fazla acıkacağınız için bir sonraki öğünde daha fazla yemek yersiniz. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Kahvaltı yapanlar, yapmayanlara göre daha zayıf oluyorlar.

6. Akşam yemeğini ailenizle beraber yiyin: Aile ile ya da arkadaşlarla yemek, yemeği daha eğlenceli hale getirir, fazla yemek yemenizi kısıtlar. Kalabalıkta yemek yerken daha yavaş yersiniz, bir kişi doyunca onun doyması diğerlerini de etkiler.

7. Sadece acıktığınız zaman yemek yiyin: Bazı insanlar, acıkmanın yanında can sıkıntısı, yalnızlık, stres ya da korku gibi çeşitli nedenlerle yemek yerler. Bunun yerine sıkıldığınız zaman kendinize oyalanmak için bir hobi bulun. Stresden kurtulmak için yemek yiyorsanız, stresi azaltmak için spor yapabilirsiniz.

Karın Bölgesi Yağlardan Yeşil Çay İle Kurtulun

Eğer bu yıl ki hedefiniz karın bölgenizde toplanan yağları eritmekse, yeşil çayı da diyetinize eklemeyi unutmayın! Yapılan çeşitli çalışmalar yeşil çayın egzersize bağlı kilo kaybını artırıcı özellikte olduğunun ipuçlarını veriyor.

Göbekte Yağlanma Sorunu132 obez yetişkin kişide yapılan bir çalışmaya göre katılanların hepsi uygun kaloride aynı diyeti tüketmişler ve haftada 180 dakika orta şiddette egzersiz yapmışlardır. Ayrıca bir grup 39 miligram kafein içeren içeceklerden fakat diğer bir grup ise 625 miligram kateşin içeren yeşil çay içmişlerdir. 12 hafta sonunda, yeşil çay içen katılımcılar 2 kg, kontrol grubundakilerin ise 900 gram kaybettikleri görülmüştür. Yeşil çay içen grupta total karın yağlarında, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerde büyük bir düşüş olmuştur.

Yeşil çayın tam olarak nasıl bir mekanizmada çalışıp, etki ettiği henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat araştırmacılar yeşil çayın vücuttaki yağın yıkılım hızını arttırdığına inanmaktadırlar.

Yapılan diğer çalışmalar…

Ayrıca yeşil çay, vücudun insüline duyarlılığına yardımcı olmakta ve diyabet riskini azaltmaktadır. Çalışma Florida ve Japonya’daki araştırma merkezlerinin yanı sıra Tufts Üniversitesi’ndeki Jean Mayer USDA Yaşlanma Üzerine İnsan Beslenme Araştırma Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülmüştür.

Yeşil çayla ilgili başka bir çalışmada, yıllar boyunca oldukça fazla miktarda yeşil çay tüketmenin göğüs kanseri riskini azaltmakta bir etkisi olabildiğidir. Bu çalışma Çin’de yaşları 20 ila 74 arasında değişen 7.000 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan kadınların göğüs kanseri insidansları ve yeşil çay tüketimleri değerlendirilmiştir. Yeşil çay içenler, içmeyenler ile karşılaştırıldığında, içenlerin göğüs kanseri risklerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Yeşil çay tüketiminin uzun dönemde kadınlar üzerinde birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.

“Journal of American Medical Association” dergisinde yayınlanmış olan araştırmaya, 40-79 yaşları arasındaki 40 bin 530 yetişkin katılmıştır. Yeşil çayın yaygın olarak tüketildiği kuzeydoğu Japonya’da yapılan araştırmaya katılanlar 11 yıl boyunca takip edilmiştir. Araştırmada, günde 5 bardaktan fazla yeşil çay içenlerin herhangi bir hastalıktan ölme risklerinin, günde bir fincandan az çay içenlerden % 16 kez daha az olduğu bulunmuştur.

Yeşil çayda bulunan “epi-gallo-kateşin-3-gallat” adı verilen ve kısaca EGCG olarak isimlendirilen bir biyolojik aktif öğenin LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterdiği,  kan basıncının düzenlenmesi ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu,  buna ek olarak tümör oluşumu veya gelişiminde de azaltıcı rol alabildiği de yapılan çalışmalarda saptanmıştır.

Diyetiniz Yarım Kalmasın

Diyet yaparken motivasyonun en yüksek olduğu dönem ilk haftadır. Eğer diyete başlarken kişi, ilerleyen haftalarda karşılaşacağı güçlükleri tam olarak anlayamazsa her geçen zamanda motivasyonu azalır ve sonunda diyeti yarım bırakmak zorunda kalır.

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın konu hakkındaki düşünceleri:

Diyete başlarken her şey harika görünebilir. Motivasyonun en yüksek olduğu dönem diyetin ilk haftasıdır. İlk hafta su kaybı ve metabolizmanın düşük kaloriye ve yeni beslenme biçimine hızlı cevabı yüzünden çok iyi kilo verilir.

İlk hafta 2 ile 4 kilo kayıp yaş, egzersiz seviyesi ve vücut cüssesine göre değişen miktarda olabilir. Eğer bireye ileriki haftalarda karşılaşacağı güçlükler en baştan anlatılmazsa ilerleyen her hafta bireyin motivasyonu azalır ve diyet yarım kalır.

İlk hafta hızlı kilo gider sonra yavaşlar

İlk haftaki kilo verme hızı aylar boyunca devam etmez. Beslenme programı hazırlanmadan önce bireyin normal yeme düzeni, tüketilen besinler ve bunların miktarları, yemeklerin pişirilme şekilleri, yeme saatleri gibi birçok detayla birlikte günlük alınan kaloriyle bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ miktarı da sorgulanır.

Daha sonra günlük kaloriden ortalama 800 – 1000 kalori eksiltilerek bireye yeni beslenme listesi verilir. Her gün 1000 kalori eksik beslenmek, bir haftada 7000 kalori eksik beslenmek anlamına gelir ve kişi normal olarak 1 kg yağ kaybeder. Ancak suyu az içen bir birey ilk hafta suyu iyi içerse ve günlük diyetinde ara öğün sistemine yeni başladıysa, spor yokken yürüyüş de eklediyse verdiği ilk hafta kilosu 2 – 4 kg kadar olabilir.

İlk baştaki bu yüz güldürücü sonuç ileriki haftalar için risktir. Bireye her hafta bu şekilde kilo vermesinin mümkün olmadığı hatta sağlıksız olduğu çok iyi anlatılmalıdır. Aksi takdirde ilerleyen haftalarda kendini başarısız hissedecektir.

Diyete başladıktan 3 -4 hafta sonra metabolizma yavaşlayabilir

Vücudumuz hayatta kalmak üzere programlanmıştır. Kesilen bir dokunun iyileşmesi, virüslerle savaş, sıcak havada ter miktarının artıp hararetin düşürülmesi gibi her gün yaşadığımız birçok ufak deneyimde bedenimiz mükemmel bir makinedir ve her sistem birbiriyle uyumludur. Bu uyum içindeki makineye her gün 2 bin 500 kalori veriyorken birden kaloriyi bin 500’e indirmek vücudun tüm sistemlerde tasarruf etmesi ve metabolizmayı yavaşlatması anlamına gelir.

Bu yüzden çok düşük kalorili diyetler uzun süreli önerilmez. 1000 kalorinin altında diyetler kesinlikle yapılmamalıdır.

Çok düşük enerjiyle hayatta kalmaya kendini programlayan vücuda daha sonra normal insanlar gibi 2 bin-2 bin 500 kalorilik yemek vermek hızlı kilo alımına sebep olur.

Bu yüzden kilo verme ve daha sonraki kilo koruma programının tamamında uygulanacak beslenme tipinin kalori, karbonhidrat, protein ve yağ oranları diyet ve beslenme uzmanı tarafından kontrollü bir şekilde yönetilmelidir.

Koruma dönemi programları yeniden kilo almayı önler

Diyete başlarken hedefiniz sadece kilo vermek olursa, beyniniz bu programa göre hareket edip kilo verdikten sonra yeniden yemek yemeye döner. Böylece verdiğiniz hızla hatta verdiğinizden çok daha hızlı şekilde kilolarınız geri gelir.

Amacınızı yeni bir yaşam biçimi diye belirlerseniz ve beyninize “Ben artık böyle yaşayacağım” gibi komutlar verirseniz yeni yaşam biçimine geçmeniz daha kolay olur.

Koruma programlarında kendi bedeninizin ihtiyacı olan tüm besin gruplarını öğrenirsiniz. Kilo verme sürecinde öğrendiklerinizle birlikte yasaksız olarak her şeyi yemeyi ama besinler arasındaki dengelemeyi anlarsınız.
Bu formülü artık hiç düşünmeden otomatik davranış biçimi haline getirdiğinizde ise yeniden kilo almazsınız.

Yeni yaşam biçimine geçiş

Yeni alışkanlıklara geçmek her zaman kolay olmayabilir. Kendinizi suçlamayın, sabırlı olmaya çalışın. Başardığınız diğer davranış değişikliklerini hatırlayın. Hava her gün güneşli değil bazen yağmur yağıyor, bazen fırtına, bazen kar; ama her sabah yeniden güneş doğuyor.

Ufak olumsuzlukları genelleştirmeyin, ufak adımlarla hedefe gitmek en doğrusudur. Bunun için yazmaya başlamak en doğru yoldur, her gün hem yediklerinizi hem duygularınızı yazabilirsiniz. Böylece hangi duygu durumunda bedeniniz hangi besinleri seçiyor anlayabilirsiniz. Bu size kriz oluşmadan önce önlem alma fırsatı verir.

Bedeninizi dinlemeye çalışın, benim birçok danışanım bunu yapıyor ve haftalık listeleri hazırlarken beni çok iyi yönlendirebiliyor.

Balon Diyetler

Balon diyetler ile verilen kiloların hızla geri dönmesinin yanı sıra, sağlığa verdikleri zararlar da oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Son günlerde medyada kan gruplarına göre diyetler, ten rengine göre diyetler, rakamlarla isimlendirilerek karmaşıklaştırılan içecekler, film sektörünün adı altında sunulan içecekler ve ünlülerin ismiyle sunulan diyetler ve daha birçok balon zayıflama yöntemlerine daha sık rastlanır oldu.

Bir tek göz rengine göre diyet icat edilmedi. Mavi gözlüler süt içmeyin kilo yapar, yeşil gözlülere peynir yağ oranını arttırır, ela gözlülere et yeme obez olursun gibi saçmalıklar da yakında gündemde yer alırsa şaşırmayın.

Balon diyetler ile verilen kiloların hızla geri dönmesinin yanı sıra, sağlığa verdikleri zararlarda oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Yani balon diyetlerden birini uyguladığınızda hem yetersiz ve dengesiz besleniyorsunuz, hem sonrasında hızlı kilo almaya başlıyor hem de sağlığınızdan oluyorsunuz.

Metabolizma tehdidi: Balon diyetler
Bu tür diyetler uygulanmaya başladıklarında hızla kilo verdirir. Adı ve türü ne olursa olsun kilo vermeyi sağlayan etmen bu diyetlerin tamamının çok düşük kalorili olmasıdır. Vücut düşük kaloriye adapte olduğunda harcadığı enerjiyi azaltarak tepki verir. Yani metabolizmayı yavaşlatır. Bununla birlikte yetersiz vitamin ve mineral alımına bağlı olarak beslenme yetersizlikleri oluşur. Yavaşlayan bir metabolizmayı hızlandırmak o kadar da kolay değildir. Bu nedenle bu tür diyetleri yapanların metabolizmaları kolay kolay eski hallerini almaz. Vücutlarındaki besin elementleri yetersizliklerini düzeltmek ise zaman alıcıdır. Vücut yapıları ise normal insanlara göre daha yumuşak ve sarkık olur.

Balon diyetlerinin kurbanı olmayın!
Balon diyetlerin sağlık üzerinde birçok olumsuz etkileri vardır. Bu tür diyetler tepeden tırnağa olumsuz etkileri ile hem kısa hem de uzun dönemde sağlığı tehdit eder. Vücudumuzda yer alan sistemlere göre verebilecekleri zararlar şu şekilde özetlenebilir.

Sinir sistemi: Halüsinasyon, depresyon, unutkanlık vs.
Solunum sistemi: Apne (kısa süre solunum durması), solunum güçlüğü
Sindirim sistemi: Yutma güçlükleri, iştahsızlık, ishal, kabızlık, sindirim sistemi ağrıları
Dolaşım sistemi: Dolaşım bozuklukları, düşük tansiyon, postüre bağlı hipo-tansiyon(duruşa göre tansiyon düşüklüğü), ani kalp krizi
Endokrin sistem: Hormonal bozukluklar, kan şekerinde düşüklük vs.
Beslenme yetersizlikleri: Saç dökülmesi, deride kuruma ve çatlaklar, deride pullanma, soluk ten rengi, anemi vs.

Dikkat! Balon diyet kolesterol yükseltir!
Sağlığımızı bozucu etkileri yukarıda anlatılanlar kadarla da kalmayabilir. Balon diyetler ile verilen hızlı kilolar aslında vücutta gerçekleşen hızlı yıkıma bağlıdır. Vücutta bulunan depoların hızla yıkılması kan kolesterol ve trigliserit değerlerini yükseltebilir ve ileride şeker hastası ve kalp hastası olma riskinizi arttırır.

Kendinizi popüler diyetlerin ve yöntemlerin elinde oyuncak etmeyin: Yo-Yo döngüsü
Balon diyetler genellikle kısa sürede hızlı kilo vermeyi sağlar ve istenen kiloya ulaşıldıktan sonra diyet bırakılır. Diyetin bırakılması ile birlikte vücuda besinlerle alınan enerji birden artar. Harcanan enerjiden daha fazla enerji alınması sonucunda, yavaşlayan metabolizmanın da etkisiyle verilen kilolar hızla ve fazlasıyla geri alınır. Verdiği kiloların geri gelmesi ile canı sıkılan kişi tekrar diyet yapmaya başlar. İşte bu içinden çıkılması çok zor olan döngü, yo-yo döngüsü olarak adlandırılır. Bu döngüye takılmak sizin sadece sağlığınızı değil, moralinizi de çalar. Kıyafet masrafınızı da katlayacak bu durumdan kurtulmanın en sağlıklı yolu; balon diyetlerden uzak durmak ve sağlıklı beslenmeyi bir yaşam stili haline getirmektir.

Sağlığınızı küstürmeyin…
Renklere, şekillere, isimlere ve inanılması güç vaatlere aldanmayın. Kilo vermek isterken sağlığınızı kaybetmemek için balon diyetlerden uzak durun. Kilo vermenin ve verilen kilonun korunmasının en sağlıklı yolunun sağlıklı beslenme olduğunu ve sağlıklı beslenmenin balon diyetler gibi 2–3 günlük değil, bir yaşam boyu sürmesi gerektiğini ve bunu sağlamanın tek ve doğru yolunun bir diyetisyenden yardım almakla sağlanacağını unutmayın. Sağlıklı beslenin, sağlığınızı küstürmeyin.

Kilonuzdan Şikayetçiyseniz…

Hareketsiz bir yaşam sürdürüyoruz, merdiven yerine asansör, yürüyüş yerine arabayı tercih ettiğimizde harcayabileceğimiz 200 – 400 kaloriyi kiloya dönüştürüyoruz. Dengesiz besleniyoruz, dengeli bir beslenme yerine kolayımıza gelen ama besleyici değeri olmayan yiyecekleri tercih ediyoruz. Sebzeli bir öğün yerine yağlı, hamurlu yiyecekleri yiyoruz. Hem vitamin – mineral almıyoruz hemde 250-400 kalori yerine 1000 kalori almış oluyoruz. Bunun yerine sebze, meyve, et, yoğurt,karbonhidratı dengeli bir öğün yemeliyiz.

Zayıflamak için ilaçlar kullanıyoruz.
İdrar söktürücü diüretikler vücuttan yağ kaybını değil su kaybını sağlar. Tartıda kilo daha az görünse de yağlar olduğu gibi duruyordur.

Metabolizmayı hızlandırıcı ilaçlar kilo vermede çözüm olamazlar. Hatta uzun vadede düzenli çalışan metabolizmanın bozulmasına neden olabilirler. Bazı zayıflama ilaçları zayıflamaya yardımcı olmadığı gibi bir çok yan etkinin oluşmasına neden olabilirler.

Spor yapmıyoruz. Haftada 5 gün 45 dakika yada haftada 3 gün 1 saat spor yapmamız gerekiyor. Özellikle metabolizmamızın düzenli çalışması için bu çok önemlidir.

Günlük 30 gr. olan çözünür ve çözünmez lif ihtiyacımızı yeterli almıyoruz. Yeterli sebze ve meyveyi yesek bile günlük lif ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu nedenle mutlaka lif oranı yüksek diyet ürün takviyesi yapılmalıdır.

Kolayımıza geldiği için fast-food yiyeceklere hayatımızda fazla yer veriyoruz. Hem yağ oranları dolayısıyla kalorileri çok yüksek (1 öğün yaklaşık 1000-1100 kilokalori) hemde bir öğün için çok dengesizler. Bu nedenle hayatımızda hiç olmamaları geekir.

Geç saatlerde fazla yemek yiyoruz. Özellikle akşam yemekleri geç saatlerde ve çok fazla yenir. Çorba , ana yemek , pilav veya makarna , tatlı , meyve derken vücuda sindirebileceğinden çok fazla yemek göndermiş oluyoruz. Yemek sonrasında da hiç hareket etmediğimiz için yediğimiz herşey yavavş yavaş sindiriliyor ve bu da kilo almamıza neden oluyor.

Bisküvi , çikolata , kuruyemiş , cips gibi yiyeceklerden öğün oluşturuyoruz. Özellikle iş yerinde yemek yiyemediğimiz zamanlarda açlığımızı bastırmak için bu yiyecekleri tercih ettiğimizde vitamin ve minerali olmayan ayrıca kalorisi çok yüksek bir öğün oluşturmuş oluyoruz. Örnek vermek istersek 2 adet bisküvi yediğimizde 1 dilim ekmek kadar kalori almış oluyoruz. Bunun yerine 1 kase yoğurdun içersine %85 oranında lif içeren 1 / 2 poşet Diet Life Plus koyduğunuzda hem vitamin mineral açısından hemde Protein , karbonhidrat ve yağ oranı açısından dengeli bir öğün oluşturmuş oluruz. Bu öğünün kalorisi sadece150-200 kalori arasında.

Sebze ve meyveyi yeterli tüketmiyoruz. Günde 5-6 porsiyon çiğ sebze ve meyve tüketmemiz gerekirken ancak 2-3 porsiyon tüketiliyor. Özellikle vitamin deposu olan bu gurup yiyecekleri tam tüketmek gerekir. Hem besleyici değerleri yüksek hemde kalorileri çok düşük.

Kendimizi unutuyoruz. Her alınan 1-2 kiloyu ‘nasılsa veririz ‘ deyip kabul ediyoruz. Oysa 1-2 kiloyu vermek çok kolayken hızla artan 10-15 kiloyu vermek çok daha zordur. Bu nedenle en kısa zamanda alınan kilolardan kurtulmak gerekir.

Uykusuzluk ve Kilo

Kilo problemi, genellikle çok yemeğe ve az hareket etmeye bağlı olsa da; az uyumanın şişmanlığı tetikleyen gizli bir düşman olduğu saptandı.
Son 40 yılda yapılan araştırmalar, günümüzde uyku süresinin dokuz saatten yedi saate düştüğünü ve insanların daha az uyuyup daha çok kilo aldıklarını gösteriyor. Uzmanlar, az uyumanın insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu ve kilo probleminin de bu olumsuzluklardan biri olduğunu ifade ediyor.

Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zamanın geç saatlere kadar sarkmasının gece atıştırmalarına da neden oluyor. Gece geç alınan besinleri vücut tarafından enerji olarak harcanamadığından depolanarak kiloya dönüşüyor. Uyku bozukluğunun hormonlarla arasındaki bağlantı ise şöyle:’ Leptin ve Ghrelin iştah üzerinde etkili olan iki hormondur. Leptin vücutta enerji fazlası olduğu zaman iştahı keserek yemeyi durdurmamızı sağlar. Ghrelin ise mide tarafından mide boş olduğunda salınarak açlık hissini tetikler. Mide boş olduğu zaman Ghrelin seviyeleri artar ve Leptin düşerek bizim yemek yeme isteğimizi tetikler. Yapılan çalışmalar az uyunduğunda (Günde 5-6 saatten az) Leptin seviyesi sanki 900 kalorilik bir beslenme programındaki gibi düşerek açlığı tetiklediğini göstermiştir’

Uykusuzluğun sinirler üzerinde de negatif etkileri var, uykusuzluğun sinirleri uyararak rahatlamasını engellediğini, karbonhidrat ve şekerli yiyeceklere eğilimin daha çok arttığını ve kortizol denilen stres hormonunun da uykusuzluk süresince artarak yağlanmaya sebep olduğunu biliyoruz.
Bu nedenle uykunun son derece önemli olduğunu unutmamak ve mutlaka yeterli sürelerde uyumak gerekiyor.

Kış Mevsiminde Zayıflamak

Yaz aylarında daha hareketli olduğumuz için zayıflamak çok daha kolay olabiliyor. Fakat kış aylarında zamanımızın çoğunu içerde geçirdiğimiz için vücut biraz daha hareketsiz kalıyor ve enerji ihtiyacıda azalıyor.

Aldığımız besinlerin büyük kısmını depolamaya eğimli bir vaziyete geçiyor vücudumuz.

Kışın ev sporları

Günümüzün modern çağ insanı sporu boş vakitlerini daha eğlenceli kılmak, motivasyon sağlamak, vücut geliştirmek, fitness, kardiyo egzersizleri, kilo vermek gibi nedenlerle yapmaktadır.

Spor evde, salonda, açık havada yapılabilir. Açık hava ve kapalı salonlar olmak üzere ayrıldığı gibi yaz ve kış sporları olarak da ayrılabilir. Kış sporları açık havada yapılabileceği gibi hava şartları nedeniyle salonda ya da evde yapılmaktadır. Evde yapılabilecek sporlar kilo almamak, hacim kazanmak, sıkılaşmak, vücut geliştirmek, kardiyo egzersizleri olarak yapılabilir. Herhangi bir alet kullanmadan evde 3 temel hareket yapılabilir.

Bunlar barfiks, şınav ve mekik hareketleridir.

Kış diyeti ve kışın yapılacak egzersiz hareketleri

Barfiks: Kanat, sırt, pazu
Şınav: Göğüs, arka kol
Mekik: Mide yan karın kası ve bacak kaslarını geliştirir.

Evde aletli sporlar da yapılabilir

Aletli olarak evde ağırlık sehpaları, el yayları, pilates topu, sabit bisiklet, koşu bandı kullanılabilir. İp atlama, bisiklet binme, koşu bandı, kardiyo ve aerobik egzersizlere yönelik çalışmalar da kullanılabilir. Bu tip hareketlere ilave olarak spinnig, dans, oryantal, pilates vb. yapılabilir.

Kalbe yönelik sporlar ritmi düzenliyor

Kardiyo egzersizlerinde amaç kalp atım sayısını faydalı atım frekansına getirmek ve bu ulaşılan noktayı uzun süre korumaktır. Egzersiz düşük tempoda, uzun süre yapılmalıdır. Maksimum kalp atım sayısı %50 ile %85 arasındadır. Aerobik egzersizlerde ise kalbi ve akciğerler güçlendirilir ve stresi gideren egzersizler minimum 20-25 dk yapılarak yağ yakımı sağlanır. Egzersizler cinsiyete ve yaşa bağlı olarak süre ve miktar bakımından farklılıklar gösterebilir.

Kış aylarında sürekli içerde olduğumuz için bayanlarda depresyon sorunu en çok bu aylarda oluyor. Bunun için gün içinde egzersizler ve değişik organizasyonlarla vücudun enerjisini boşaltmasına yardımcı olmamız çok önemlidir.

A Vitamini Diyeti

A vitamini kanseri oluşmadan yener.
A vitamini gözler için özellikle de gece görüşü için çok önemlidir. Kanser açısından, A vitamininin kanser hücrelerini oluşmadan önce durdurma gücü dikkat çekicidir. Hücre gelişiminde regülatör vazifesi yaparak hücreleri n görevlerini herhangi bir farklılaşmaya (kansere) meydan vermeden yapmalarını sağlar. A vitaminini doğadan iki yoldan alırız. Şekillenmiş hali ve dolaylı yol ile aldığımız hali. Şekillenmiş halini hayvansal gıdalardan elde ederiz.

Dolaylı yol ise beta kerotenlerin vücuda girdikten sonra A vitaminine dönüşmesiyle elde edilir. Dikkat edilmesi gereken nokta A vitamini dozaj aşımı halinde vücutta zehirlenmeye yol açar. Yorgunluk, baş dönmesi, kusma, karaciğer hasarı, saç dökülmesi bunun belirtileri olabilir.

A vitamini açısmdan zengin gıdalar: Kayısı, brokoli, brüksel lahanası, havuç, pazı, kara lahana, kıvırcık lahana, mango, papaya, balkabağı, ıspanak, patates, domates, şalgam, karpuz.

Dozaj: Günde 10 bin LU alınabilir.

Yağda çözünür olduğundan yemeklerle alınması tavsiye olunur. Hamile kadınlar günde 5 bin LU aşmamalıdırlar. Beraber alkol alınması toksik etkiyi attırabilir. Laksatif kullanımı Avitamininin emilimini durdurur. Bu nedenle Doktorunuza danışınız.

40′lı Yaşlarda Zayıflamak

Seneler kaçınılmaz bir şekilde vücut hatlarını değiştirir. 20′li yaşlarında neyse 40′lı yaşlarında da aynı hatlara sahip olan kadınlar kesinlikle azınlıktadırlar. Doğumlar, sosyal hayat ve benzeri etkenlerin tümü artan kiloların nedenleridir. Bu arada yavaşlamaya başlayan metabolizma vücudun almaya alıştığı enerji miktarını yakamamaya da başlamış olabilir. Kararlılığınızı takının, her gün tartılmaktan vazgeçerek harekete geçin. Kendinizi tanıyor ve işinize geleni biliyorsunuz. İştahınızı kontrol etmeyi ve nicelikten çok nitelikten zevk almayı biliyorsunuz.

* Kazanmak için;
- Sağlıklı beslenmenin sırrının az miktar ve bol çeşitte saklı olduğunu anlayın.
- Öğün hazırlıklarınızda sağlığınıza iyi gelecek besinlere öncelik verin.

* Kaçınmanız gerekenler:
- Yetersiz süt ürünü tüketmek,
- Sağlam kemiklerinizin olması ve ileride osteoporoz riskini azaltmak için günde 1200 mg kalsiyum tüketmeniz gerekir. Bu da günde 3-4 süt ürünü tüketmeniz demektir (süt, yoğurt, peynir). “Light” olsalar da olmasalar da kalsiyum olarak zengindirler.

* Öneriler:
- Rejim kesinlikle birbirinin aynı öğünler anlamına gelmemelidir.
- Rejim kendinize yaptığınız bir iyilik olmalıdır, ceza değil!
- Yemenin her şeyden önce bir zevk olduğunu unutmayın. Aksi taktirde yaşanan sıkıntı kiloların hızla geri alınmasına bile neden olabilecek depresif dönemlere neden olur.
- Fiziksel aktivitelerinizin sıklık ve sürelerini artırın. Mutlaka bol yürüyüş yapın. Yüzmek de çok yararlı olabilir. Hiç spor yapamıyorsanız daha fazla merdiven çıkın, dans edin yani mutlaka hareket edin.

* Menopoz sonrası incelme:
İki cins arasında maalesef kilo konusunda erkekler daha şanslıdır: kadınlar yaşlandıkça daha fazla kilo alır. Buna kadınların menopoz dönemlerindeki hormonal dengesizlikler de eklenince.. Yapılacak tek şey var, mutlaka daha fazla hareket etmektir.