Diyet Sırları

Bunları yapın

1- Düzenli yemek yiyin. Öğün atlamayın. Günlük beslenmenizi 10 birim kabul ederseniz kahvaltı kalorinizi 3, öğle ve akşam yemeği kalorinizi 2’şer birim olarak planlayın. 2-3 saatten fazla aç kalmayın. Kuşluk, ikindi ve yatsıda 1’er birim ara öğün alın: 1200 kalorilik bir zayıflama diyetinde sabah kahvaltısını 300, öğle ve akşam yemeklerini 200’er kalorilik olarak planlayabilir, ara öğünlerde 100 kalorilik besinler tüketebilirsiniz.
2- Günlük toplam kalori alımınızı asla 800 kalorinin altında tutmayın. 1000-1200 kalorinin altındaki zayıflama diyetlerini bir tıbbi danışma ve doktor kontrolü almadan uygulamayın.
3- Diyet süresince her gün kilonuzu izleyin. Küçük kilo artışlarında diyet ve eksersiz programınızı tekrar gözden geçirin. 250 gram üzerindeki kilo artışlarına asla müsaade etmeyin. 250-500 gramı geçen kilo alma durumlarını “sarı”, 1-2 kiloyu geçen kilo alımlarını ise “kırmızı” alarm durumu olarak kabul edin.
4- Hergün düzenli egzersiz yapın. Aerobik egzersizleri tercih edin. Egzersiz süresini 35 dakikanın üzerinde tutun. Günde ortalama 45 dakikalık düzenli yürüyüş veya yüzme gibi aerobik egzersizler daha iyidir.
5- Sizi daha çok yemeye yönelten ortamlardan uzak kalmaya özen gösterin. Dışarıda daha az dışarıda yemek yiyin. Sosyal toplantılarda alkol yerine soda-limon için. Yemek davetlerine veya restoranlara gitmeden evvel evinizde bir şeyler yiyin. Eviniz dışında da hafif, az kalorili besinlere yönelin.
6- En iyi yemek zamanı tokluk zamanıdır. Asla uzun süre aç kalmayın. Uzun açlıklardan sonra sofraya oturmak yerine sık aralarla düşük kalorili sebzeler tüketin.
7- Kiloyu kontrol etmenin en emin yolu her gün tartılmaktır. En iyisi sabahları, aç karnına, tuvaletten çıktıktan sonra ve çırılçıplak tartılmaktır. Her gün tartılmak küçük kilo artışlarına hemen müdahale etme şansınız olur.
8- Diyet yaparken veya ideal kilonuzu korurken tükettiğiniz günlük kalorinin genel olarak yüzde 35’inin karbonhidratlardan, yüzde 50’sinin proteinden yüzde 15’inin yağdan gelmesine özen gösterin.
9- Diyet yaparken unlu mamullerden, tatlılardan, şekerden ve alkolden uzak durun. Aşırı meyve tüketiminden kaçının. Fazla tuz tüketmeyin. Özellikle kalori değeri yüksek meyvelere dikkat edin. (İncir, üzüm, kiraz, kayısı…) Bol bol su içmeyi unutmayın!
10- İştah kesici ya da sindirim sisteminde yağ bağlayıcı ilaçları doktor kontrolü olmadan kullanmayın. Bitkisel zayıflatıcıların sadece mali durumunuzu zayıflattığını unutmayın. Hiçbir bitkisel zayıflatıcının yararı bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Bitkisel/ doğal olduğu iddia edilen birçok ürünün içeriğini ısrarla sorgulayın. İçeriğinde EFEDRİN, AMFETAMİN, KAFEİN, TİROİD HORMONU ÖZLERİ bulunan ve yasal olmayan kombine bitkisel /doğal ürünleri kullanmayın. Adı ve kimyasal yapısı ihtiva ettiği etken maddelerin belli olmayan, numaralandırılmış (G-3167, G-4640) ürünlerin çoğunda kullanımına izin verilen yasal miktarların üstünde EFEDRİN veya EPHEDRA bitkisi ekstreleri bulunmaktadır.

Bunları yapmayın

1. Bazı spor-fitness merkezlerinde egzersiz uzmanları daha güçlü egzersiz yapabilmeniz için çok önemli yan etkileri olabilen bir ilacı (ventolin) öneriyorlar. Bu ilaç sadece reçeteyle satılan ve yalnızca iç hastalıkları ya da göğüs hastalıkları uzmanları tarafından tavsiye edildiği takdirde kullanılması gereken, önemli yan etkilere sahip olabilen bir ilaçtır. Hiçbir zaman egzersiz kapasitesini artırmaz, egzersize ek bir nefes açılması sağlamaz.
2. Egzersizden hemen önce yüksek doz karnitin almak da son zamanlarda çok önerilen bir usul haline geliyor. Egzersizden önce karnitin almak faydalı ama bunun kas yapmak gibi bir avantajı olduğunu düşünmeyin. Ayrıca karnitin pek ucuz bir destek de değil. Paranız boşa gidebilir.
3. Yorgunluk tedavisinde antidepresanların çok özel bazı durumlar dışında hiç ama hiç yeri yoktur. Antidepresanlar tersine yorgunluğu artırabilirler bile. Eğer yorgunluk sorununuzun altında depresyon problemi yatıyorsa -ki yatabilir- bu sorunun çözümünün de ruh hekimleri tarafından bulunması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
4. Glukozamin ve kondroidin içeren desteklerin de egzersiz yapanlar tarafından rutin olarak kullanılmaları gerekmiyor. Bu desteklerin bulantı, ishal, mide ağrısı, hatta kan şekerini yükseltme gibi önemli yan etkileri var. Ayrıca sağlam eklem kıkırdağını travmalardan koruduklarını veya güçlendirdiklerini gösteren herhangi bir çalışma da yok.

Kilo Vermek İçin

1. Doymadan önce yemeyi bırakın: Yüzde 80 doyana kadar yemek yiyin. Geleneksel bir diyet uygulayan Japonya’nın Okinawa adasında yaşayanların vücut kitle indeksleri ortalama 21,5′tur. Karnınız pantolonunuzun düğmelerinizi gerene kadar yemek yiyebilirsiniz. Diyete göre, tokluğun ilk acısını hissettiğinizde, vücudunuz beyninizin tok olduğunun farkına varması için şans veriyor.

2. Sağlıklı yağlar kullanın: Akdeniz diyetinin temeli olan zeytin yağı ile Okinawa diyetinin içeriği kanola yağı gibi sağlıklı yağlar, sebzeleri daha lezzetli yapıyor. Böylece, daha fazla sebze tüketiyorsunuz.

3. Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın: Örneğin, Amerikalılar televizyon karşısında ya da arabada giderken yemek yiyor. Japonya’da ise yürürken yemek yemek görgüsüzlük olarak görülüyor. Burada, arabada asla kahve yudumlayamazsınız. Fransa’da arabalarda içecek tutucusu bulunmuyor, çünkü araç kullanırken kahve içilmiyor. Televizyonla, trafikle ya da işinizle ilgilenirken farkında olmadan aşırı yemek yersiniz. Bu nedende yemek yerken sadece yemeğe odaklanın ve lezzetlerin zevkini çıkarın.

4. Hareket edin: Asya ülkelerinde, Fransa ve Akdeniz insanları, daha fazla hareket ettiklerinden dolayı daha zayıftır. Onlar zamanlarını jimnastik için harcamıyor, sadece çok fazla yürüyorlar.

5. Düzenli yemek yiyin: Fransız kadını, günde 3 kez yemek yediği için şişmanlamıyor. Bir öğünü atladığınızda kalori yaktığınızı düşünebilirsiniz, ancak daha fazla acıkacağınız için bir sonraki öğünde daha fazla yemek yersiniz. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Kahvaltı yapanlar, yapmayanlara göre daha zayıf oluyorlar.

6. Akşam yemeğini ailenizle beraber yiyin: Aile ile ya da arkadaşlarla yemek, yemeği daha eğlenceli hale getirir, fazla yemek yemenizi kısıtlar. Kalabalıkta yemek yerken daha yavaş yersiniz, bir kişi doyunca onun doyması diğerlerini de etkiler.

7. Sadece acıktığınız zaman yemek yiyin: Bazı insanlar, acıkmanın yanında can sıkıntısı, yalnızlık, stres ya da korku gibi çeşitli nedenlerle yemek yerler. Bunun yerine sıkıldığınız zaman kendinize oyalanmak için bir hobi bulun. Stresden kurtulmak için yemek yiyorsanız, stresi azaltmak için spor yapabilirsiniz.

Karın Bölgesi Yağlardan Yeşil Çay İle Kurtulun

Eğer bu yıl ki hedefiniz karın bölgenizde toplanan yağları eritmekse, yeşil çayı da diyetinize eklemeyi unutmayın! Yapılan çeşitli çalışmalar yeşil çayın egzersize bağlı kilo kaybını artırıcı özellikte olduğunun ipuçlarını veriyor.

Göbekte Yağlanma Sorunu132 obez yetişkin kişide yapılan bir çalışmaya göre katılanların hepsi uygun kaloride aynı diyeti tüketmişler ve haftada 180 dakika orta şiddette egzersiz yapmışlardır. Ayrıca bir grup 39 miligram kafein içeren içeceklerden fakat diğer bir grup ise 625 miligram kateşin içeren yeşil çay içmişlerdir. 12 hafta sonunda, yeşil çay içen katılımcılar 2 kg, kontrol grubundakilerin ise 900 gram kaybettikleri görülmüştür. Yeşil çay içen grupta total karın yağlarında, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerde büyük bir düşüş olmuştur.

Yeşil çayın tam olarak nasıl bir mekanizmada çalışıp, etki ettiği henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat araştırmacılar yeşil çayın vücuttaki yağın yıkılım hızını arttırdığına inanmaktadırlar.

Yapılan diğer çalışmalar…

Ayrıca yeşil çay, vücudun insüline duyarlılığına yardımcı olmakta ve diyabet riskini azaltmaktadır. Çalışma Florida ve Japonya’daki araştırma merkezlerinin yanı sıra Tufts Üniversitesi’ndeki Jean Mayer USDA Yaşlanma Üzerine İnsan Beslenme Araştırma Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülmüştür.

Yeşil çayla ilgili başka bir çalışmada, yıllar boyunca oldukça fazla miktarda yeşil çay tüketmenin göğüs kanseri riskini azaltmakta bir etkisi olabildiğidir. Bu çalışma Çin’de yaşları 20 ila 74 arasında değişen 7.000 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan kadınların göğüs kanseri insidansları ve yeşil çay tüketimleri değerlendirilmiştir. Yeşil çay içenler, içmeyenler ile karşılaştırıldığında, içenlerin göğüs kanseri risklerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Yeşil çay tüketiminin uzun dönemde kadınlar üzerinde birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.

“Journal of American Medical Association” dergisinde yayınlanmış olan araştırmaya, 40-79 yaşları arasındaki 40 bin 530 yetişkin katılmıştır. Yeşil çayın yaygın olarak tüketildiği kuzeydoğu Japonya’da yapılan araştırmaya katılanlar 11 yıl boyunca takip edilmiştir. Araştırmada, günde 5 bardaktan fazla yeşil çay içenlerin herhangi bir hastalıktan ölme risklerinin, günde bir fincandan az çay içenlerden % 16 kez daha az olduğu bulunmuştur.

Yeşil çayda bulunan “epi-gallo-kateşin-3-gallat” adı verilen ve kısaca EGCG olarak isimlendirilen bir biyolojik aktif öğenin LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterdiği,  kan basıncının düzenlenmesi ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu,  buna ek olarak tümör oluşumu veya gelişiminde de azaltıcı rol alabildiği de yapılan çalışmalarda saptanmıştır.

Diyetiniz Yarım Kalmasın

Diyet yaparken motivasyonun en yüksek olduğu dönem ilk haftadır. Eğer diyete başlarken kişi, ilerleyen haftalarda karşılaşacağı güçlükleri tam olarak anlayamazsa her geçen zamanda motivasyonu azalır ve sonunda diyeti yarım bırakmak zorunda kalır.

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın konu hakkındaki düşünceleri:

Diyete başlarken her şey harika görünebilir. Motivasyonun en yüksek olduğu dönem diyetin ilk haftasıdır. İlk hafta su kaybı ve metabolizmanın düşük kaloriye ve yeni beslenme biçimine hızlı cevabı yüzünden çok iyi kilo verilir.

İlk hafta 2 ile 4 kilo kayıp yaş, egzersiz seviyesi ve vücut cüssesine göre değişen miktarda olabilir. Eğer bireye ileriki haftalarda karşılaşacağı güçlükler en baştan anlatılmazsa ilerleyen her hafta bireyin motivasyonu azalır ve diyet yarım kalır.

İlk hafta hızlı kilo gider sonra yavaşlar

İlk haftaki kilo verme hızı aylar boyunca devam etmez. Beslenme programı hazırlanmadan önce bireyin normal yeme düzeni, tüketilen besinler ve bunların miktarları, yemeklerin pişirilme şekilleri, yeme saatleri gibi birçok detayla birlikte günlük alınan kaloriyle bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ miktarı da sorgulanır.

Daha sonra günlük kaloriden ortalama 800 – 1000 kalori eksiltilerek bireye yeni beslenme listesi verilir. Her gün 1000 kalori eksik beslenmek, bir haftada 7000 kalori eksik beslenmek anlamına gelir ve kişi normal olarak 1 kg yağ kaybeder. Ancak suyu az içen bir birey ilk hafta suyu iyi içerse ve günlük diyetinde ara öğün sistemine yeni başladıysa, spor yokken yürüyüş de eklediyse verdiği ilk hafta kilosu 2 – 4 kg kadar olabilir.

İlk baştaki bu yüz güldürücü sonuç ileriki haftalar için risktir. Bireye her hafta bu şekilde kilo vermesinin mümkün olmadığı hatta sağlıksız olduğu çok iyi anlatılmalıdır. Aksi takdirde ilerleyen haftalarda kendini başarısız hissedecektir.

Diyete başladıktan 3 -4 hafta sonra metabolizma yavaşlayabilir

Vücudumuz hayatta kalmak üzere programlanmıştır. Kesilen bir dokunun iyileşmesi, virüslerle savaş, sıcak havada ter miktarının artıp hararetin düşürülmesi gibi her gün yaşadığımız birçok ufak deneyimde bedenimiz mükemmel bir makinedir ve her sistem birbiriyle uyumludur. Bu uyum içindeki makineye her gün 2 bin 500 kalori veriyorken birden kaloriyi bin 500’e indirmek vücudun tüm sistemlerde tasarruf etmesi ve metabolizmayı yavaşlatması anlamına gelir.

Bu yüzden çok düşük kalorili diyetler uzun süreli önerilmez. 1000 kalorinin altında diyetler kesinlikle yapılmamalıdır.

Çok düşük enerjiyle hayatta kalmaya kendini programlayan vücuda daha sonra normal insanlar gibi 2 bin-2 bin 500 kalorilik yemek vermek hızlı kilo alımına sebep olur.

Bu yüzden kilo verme ve daha sonraki kilo koruma programının tamamında uygulanacak beslenme tipinin kalori, karbonhidrat, protein ve yağ oranları diyet ve beslenme uzmanı tarafından kontrollü bir şekilde yönetilmelidir.

Koruma dönemi programları yeniden kilo almayı önler

Diyete başlarken hedefiniz sadece kilo vermek olursa, beyniniz bu programa göre hareket edip kilo verdikten sonra yeniden yemek yemeye döner. Böylece verdiğiniz hızla hatta verdiğinizden çok daha hızlı şekilde kilolarınız geri gelir.

Amacınızı yeni bir yaşam biçimi diye belirlerseniz ve beyninize “Ben artık böyle yaşayacağım” gibi komutlar verirseniz yeni yaşam biçimine geçmeniz daha kolay olur.

Koruma programlarında kendi bedeninizin ihtiyacı olan tüm besin gruplarını öğrenirsiniz. Kilo verme sürecinde öğrendiklerinizle birlikte yasaksız olarak her şeyi yemeyi ama besinler arasındaki dengelemeyi anlarsınız.
Bu formülü artık hiç düşünmeden otomatik davranış biçimi haline getirdiğinizde ise yeniden kilo almazsınız.

Yeni yaşam biçimine geçiş

Yeni alışkanlıklara geçmek her zaman kolay olmayabilir. Kendinizi suçlamayın, sabırlı olmaya çalışın. Başardığınız diğer davranış değişikliklerini hatırlayın. Hava her gün güneşli değil bazen yağmur yağıyor, bazen fırtına, bazen kar; ama her sabah yeniden güneş doğuyor.

Ufak olumsuzlukları genelleştirmeyin, ufak adımlarla hedefe gitmek en doğrusudur. Bunun için yazmaya başlamak en doğru yoldur, her gün hem yediklerinizi hem duygularınızı yazabilirsiniz. Böylece hangi duygu durumunda bedeniniz hangi besinleri seçiyor anlayabilirsiniz. Bu size kriz oluşmadan önce önlem alma fırsatı verir.

Bedeninizi dinlemeye çalışın, benim birçok danışanım bunu yapıyor ve haftalık listeleri hazırlarken beni çok iyi yönlendirebiliyor.

Zayıflamak İçin

Eğer diyet yapıyor ve beslenmenizi salata, ızgara ve diyet ürünlerle sınırlıyor, ekmeği kıstığınız halde bir türlü kilo veremiyorsanız yanlış yoldasınız demektir. Aşağıdaki basit önerilerle hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz…

Kilo vermek için her yolu denediniz ama yine de sonuç aynı mı? İşte uygulamanız gereken kurallar…

- Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.

- Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.

- Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı yollamayın.

- Merdivenleri birkaç kalori yakma fırsatı olarak görün ve kullanın.

- Her gün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın. TV izlerken ütü yapın.

- Kısa mesafelerde araba kullanmayın. Markete gittiğinizde en uzak köşeye park edin.

- Her gün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonları park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yapın, yüzün.

- Fırsat buldukça dans edin.

- İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.

- Ev işi yaparken hareketli müzikler dinleyin.

- Öğün atlamayın. Sabah kalktığınızda görebileceğiniz bir yere “kahvaltı et” yazılı bir kâğıt asın. Kahvaltıyı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınızda hissettiklerinizi bir kâğıda yazın.

- Tatlı yemek istediğinde bir bardak su için veya 100’e kadar sayın. Tatlı yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.

- Canınız yemek istediğinde kendinizi ince hayal edin.

- Yemeğe başlamadan önce 50’ye kadar sayın.

- Her lokmadan sonra çatalı elinizden bırakın ve bir yudum su için.

- Yemek süresini uzatın. Çünkü tokluk duygusu en erken 10, ortalama 20 dakikada oluşur.

- Kızartmalardan uzak durun.

- Ekmeğe tereyağı sürmeyin.

- Sosları yemeğinizden ayrı olarak isteyin.

- Yağsız sebzeleri tercih edin.

- Kremalı soslu yiyecekleri seçmeyin.

- Bol su için.

- Tatlı yerine, sık yemediğiniz bir meyveyi deneyin.

- Bir öğünde fazla yerseniz, bir sonraki öğünü sadece peynir ve salata ya da yoğurt ve salata ile geçiştirin.

Zayıflamak için 10 altın kural

1- Yemek yaparken ölçülerinizi küçültün. Daha az miktarda yemek yapın.

2- Alışverişe gitmeden önce bir liste hazırlayıp listeye sadık kalın.

3- Kendi siparişiniz olmayan yemekten yemeyin.

4- Yemeğinizi bitirir bitirmez sofradan kalkın.

5- Artan yemekleri içi görünmeyen kaplarda saklayın.

6- Yemeğinize konsantre olun, yemek yerken televizyon seyretmeyin, kitap gazete okumayın.

7- Şişmanlatıcı gıdaları kesinlikle evde bulundurmayın.

8- Tatlıya başlamadan önce biraz bekleyin ve hâlâ gerçekten aç olup olmadığınıza karar verin.

9- Her öğünde bol miktarda su için. (Günde en az 1.5 litre)

10- Bir şeyler atıştırmak istediğinizde sizi oyalayacak uğraşılar bulun.

Göbek ve Basen Yağlarınızdan Kurtulun

Özellikle yemek kültürümüzden ötürü bu sorun Türk kadınlarında daha sık görülen bir sorundur göbek ve kalça yağları. Ancak bu sorun için geliştirilen yeni bir karışım var. Bu çare ise Kırmızı Biber!

Karışımdaki malzemelerden bahsedelim:

500 gr susam yağı

1 çorba kaşığı biberiye otu

1 tatlı kaşığı rendelenmiş taze zencefil

Bu malzemeleri karıştırıyoruz ve karışımımızın içine 1 adet kırmızı biberi ince ince doğruyoruz.

Benmari usulüyle karışımı kaynatıyoruz. Direkt ısıyla temas etmeden kaynatmadır.

Yarım saat kaynatılan karışımımızı derin bir tabağa koyup dinlenmesi için en az 15 saat bekletiyoruz.

15 saat sonra karışımı süzüp her akşam bu karışımla yağlı bölgeye, göbek ve basen bölgesine masaj uyguluyoruz.

Bu uygulamanın yanısıra egzersiz hareketlerini de yaptığınız taktirde kısa bir sürede basen ve göbek bölgesindeki yağlarınızdan kurtulabilirsiniz.

Diyetin Püf Noktaları

* Öncelikle diyetinizi düzenleyen kişiyi doğru seçin.
Kararlı ve sabırlı olun! Hedef kilonuzu 5’er kg olarak 1- 2 aylık sürelere bölün.
* Şeker ve şekerli yiyeceklerden sakının.
* Az ve uygun yağ tüketin, salatalarınızı asla yağsız yemeyin.
* Şarküteri ürünlerinden sakının.
* Tuzu az tüketin.
* İçeriğini bilmediğiniz hazır gıdaları tüketmeyin, etiket bilgilerini sorgulayın.
* Günde 2–2,5 litre su tüketin, susamadan da su için.
* Az ve sık beslenin, asla öğün atlamayın, iyi çiğneyin.
* Fast-Food tüketimine dikkat edin.
* Kahvaltı yapma alışkanlığı edinin.
* Alışverişi listesiz ve açken yapmayın.
* Aktif olun, aktivitelerinizi düzenli ve ritmik yapın.
* Seyahat ve tatil gibi durumları dengeleyin.

Boy ve Kilo

Kilo konusunda bir tartıdan daha fazlasına ihtiyacınız var. Kilolu insanlar pek çok açıdan birbirinden farklılaşır. (Kas miktarı, yağ oranı ve kemikleri) Örneğin, bir sporcu fazla kası olduğu için kilolu zannedilebilir. Daha sağlıksız bir uyumu olan kişi de aynı boyda ve aynı kiloda olabillir. Ancak bu kas nedeniyle değil yağ oranı fazlalığı nedeniyle olabilir.

“Boyum için doğru kilo ne?” bu oldukça yaygın bir sorudur. Aslında basit bir soru gibi görünüyor fakat ergenler için bunu yanıtlamak her zaman basit olmuyor. Neden değil? her insanın farklı bir vücut türü vardır bu nedenle herkes için doğru olabilecek tek bir kilo miktarı olamaz. Yaşıtlar arasında bile ciddi farklılıklar vardır bazıları daha çok gelişmişken diğerleri zayıf kalabilir. Bunun da ne büyük nedeni ergenlerin hepsi aynı zamanda gelişip belirli kiloya gelemezler.

Fakat hesaplayarak kilonuzun uygunluğunu tespit edebilirsiniz. Biraz yorucu olabilir çünkü bunun nasıl olduğunu ve yapıldığını okumanız gerekecek.

Büyüme ve Ergenlik
Herkes aynı şekilde gelişip büyüyemez fakat belli bir dönem ergenler her zaman olduğundan daha hızlı gelişirler. Ergenlik süresince vücut fiziksel değişiklikler hızlanır. Erkeklerde özellikle kas değişiklikleri, hem kız hem erkeklerde de kilo artışı söz konusu olur. Ergenlikte boy artışı 25 cm kadar olur. Pek çok erkek ve kız ergen kas, yağ ve kemik bakımından normalden daha hızlı şekilde gelişir. Eğer kas, kemik ve yağ oranı uyumu elde edilirse yani hepsi vücutta doğru miktarda mevcut olursa o zaman bu kilo artışı iyi olarak nitelendirilebilir. Çünkü bazı çocuklar 8 yaşından itibaren gelişmeye başlarken bazılarının ki 14 yaşına kadar uzayabilmektedir. Fakat aynı boyda ve yaştaki iki kişinin birbirinden daha farklı kiloya sahip olmaları doldukça doğaldır.

BMI Kullanarak Yağ Oranını Öğrenme
Uzmanlar kişilerin kendi boylarına göre sağlıklı kiloyu ortaya çıkarma konusunda bir yol geliştirmişlerdir. Buna BMI (body mass index) denmektedir. BMI doktorların kişinin boy ve kilosuna bağlı olarak vücutta ne kadar yağ olduğunu tahmin etmek için kullanılan bir formüldür. Bu formül BMI sayısını çıkarabilmek için boy ve kiloyu kullanır.

BMI sayısını elde etmek ergenler için biraz daha karmaşıktır. Kişinin BMI kartları yaş ve cinsiyete göre kurgulanır. Her grafiğin 8 yüzdelik aralığı vardır. (5, 10, 25, 50, 75, 85, 90, 95) 50. çizgide olan bir ergen yaş grubu averajına yakındır. 95’lik çizginin üzerinde olan bir ergen “kilolu ya da şişman” olarak değerlendirilir çünkü yaş grubunun %95 lik bir kesimi daha kendisinden daha azdır. 5’lik çizginin altında olan bir ergense “çok zayıf” olarak nitelendirilir. Çünkü yaş grubunun daha yüksek bir BMI sayısı vardır.

BMI sayınızı belirlemek için ya hesaplama tablosunu edinin ya da doktorunuza başvurun. Kilonuzu kontrol etmek ve sağlıklı ilerleyebilmek için buna ihtiyacınız olacak. fakat ölçmek için tam olarak kilo ve boyunuzu bilmeniz gerekmektedir.

Kolay Zayıflamak İçin

Günümüzde tıbbın ilerlemesiyle birlikte, diyet yapmadan da kilo problemini ortadan kaldırmanın yolları ortaya çıkıyor. Bunlardan en önemlisi de hayat ve yeme tarzını değiştirmek. Hayat tarzını ve yeme alışkanlıklarınızı değiştirerek, para harcamadan da güvenli bir şekilde kilo verebilirsiniz.

Hayat tarzını değiştirerek güvenli bir şekilde zayıflamanın 10 kolay yolu:

- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için!

- Buzdolabını boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur!

- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz!

- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun!

- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmıyor olacaksınız!

- Öğün aralarında yemek yeme isteği doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalara göre müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.

- Ayakta hiçbir şey yemeyin!

- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın!

- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerine cevap verirken yemek yemeyin!

- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın!

Zayıflamanın İpuçları

1- Kilo almanın en önemli nedenlerinden biri yemek aralarında atıştırmaktır. Atıştıracağınız zamanlarda su için.
2- Buzdolabınızı boşaltın. Böylece hem para harcamazsınız hem de sizi atıştırmaya iten neden yok olur.
3- Yeterince uyuyun. Böylece, yiyerek alacağınız enerjiyi uyurken toplamış olursunuz.
4- Alkol, ekmek ve karbonhidratlardan uzak durun.
5- Karanlık ortamlarda bulunmamaya ve akşamları bir saat önceden uyumaya çalışın. Eğer akşam bir şeyler izlemek istiyorsanız. Karanlık değil, aydınlık bir ortamda yapın bunu.
6- Mutlaka kahvaltı yapın. Bu size gün içinde harcamanız gereken enerjiyi verecektir ve öğlen yemeğinde çok acıkmayacaksınız.
7- Öğün aralarında yeme istedi doğduğunda, sevdiğiniz bir müziği dinleyin. Araştırmalar, müzik dinlediğinizde de sevdiğiniz bir yemeği yediğinizde de beyninizin aynı bölgesi uyarılıyor.
8- Ayakta hiçbir şey yemeyin.
9- Yeşil çay için. Araştırmalar gösteriyor ki, yeşil çay içmek vücuttaki kalorilerin yakılmasında çok etkili. Günde 3 bardak yeşil çay içmeye çalışın.
10- Yediğiniz şeye konsantre olun. Televizyon seyrederken, bir şeyler okurken ya da e-maillerinize cevap verirken yemeyin.
11- Dışarı çıkın. Günde en az 20 dakika dışarıda oturmaya ya da yürüyüş yapmaya özen gösterin. Çünkü gün ışığı yeme isteğinizi kontrol etmenize yardımcı oluyor.
12- Sağlıklı şeyler yiyin. Dışarıda yemek yediğiniz zaman çocuk mönüsü ya da sossuz salata yiyin.
13- Kendinizi çok fazla zorlamayın. Diyet programınızı yaparken 1200 kalorinin altına düşmemeye özen gösterin.
14- Bahçe işleriyle uğraşın. 1 saat bahçe işiyle uğraşmak 500 kalori yakmanızı sağlar.
15- Asansör kullanmak yerine merdivenden çıkın.
16- Ev işi yaparak da kalori yamanız mümkün. Ufak tefek ev işleriyle uğraşın.
17- İp atlayın. Bu muhteşem bir egzersizdir ve diğerlerinden daha eğlencelidir.
18- Sık ama az yiyin.
19- Çikolatayı çok seviyorsanız, her akşam bir parça (küçük tabi ki) çikolata yiyin.
20- Kendinizi sıkıntıya sokmayın, her şey beyinde biter.