Kilo Vermek İçin

1. Doymadan önce yemeyi bırakın: Yüzde 80 doyana kadar yemek yiyin. Geleneksel bir diyet uygulayan Japonya’nın Okinawa adasında yaşayanların vücut kitle indeksleri ortalama 21,5′tur. Karnınız pantolonunuzun düğmelerinizi gerene kadar yemek yiyebilirsiniz. Diyete göre, tokluğun ilk acısını hissettiğinizde, vücudunuz beyninizin tok olduğunun farkına varması için şans veriyor.

2. Sağlıklı yağlar kullanın: Akdeniz diyetinin temeli olan zeytin yağı ile Okinawa diyetinin içeriği kanola yağı gibi sağlıklı yağlar, sebzeleri daha lezzetli yapıyor. Böylece, daha fazla sebze tüketiyorsunuz.

3. Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın: Örneğin, Amerikalılar televizyon karşısında ya da arabada giderken yemek yiyor. Japonya’da ise yürürken yemek yemek görgüsüzlük olarak görülüyor. Burada, arabada asla kahve yudumlayamazsınız. Fransa’da arabalarda içecek tutucusu bulunmuyor, çünkü araç kullanırken kahve içilmiyor. Televizyonla, trafikle ya da işinizle ilgilenirken farkında olmadan aşırı yemek yersiniz. Bu nedende yemek yerken sadece yemeğe odaklanın ve lezzetlerin zevkini çıkarın.

4. Hareket edin: Asya ülkelerinde, Fransa ve Akdeniz insanları, daha fazla hareket ettiklerinden dolayı daha zayıftır. Onlar zamanlarını jimnastik için harcamıyor, sadece çok fazla yürüyorlar.

5. Düzenli yemek yiyin: Fransız kadını, günde 3 kez yemek yediği için şişmanlamıyor. Bir öğünü atladığınızda kalori yaktığınızı düşünebilirsiniz, ancak daha fazla acıkacağınız için bir sonraki öğünde daha fazla yemek yersiniz. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Kahvaltı yapanlar, yapmayanlara göre daha zayıf oluyorlar.

6. Akşam yemeğini ailenizle beraber yiyin: Aile ile ya da arkadaşlarla yemek, yemeği daha eğlenceli hale getirir, fazla yemek yemenizi kısıtlar. Kalabalıkta yemek yerken daha yavaş yersiniz, bir kişi doyunca onun doyması diğerlerini de etkiler.

7. Sadece acıktığınız zaman yemek yiyin: Bazı insanlar, acıkmanın yanında can sıkıntısı, yalnızlık, stres ya da korku gibi çeşitli nedenlerle yemek yerler. Bunun yerine sıkıldığınız zaman kendinize oyalanmak için bir hobi bulun. Stresden kurtulmak için yemek yiyorsanız, stresi azaltmak için spor yapabilirsiniz.

Zayıflamak İçin

Eğer diyet yapıyor ve beslenmenizi salata, ızgara ve diyet ürünlerle sınırlıyor, ekmeği kıstığınız halde bir türlü kilo veremiyorsanız yanlış yoldasınız demektir. Aşağıdaki basit önerilerle hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz…

Kilo vermek için her yolu denediniz ama yine de sonuç aynı mı? İşte uygulamanız gereken kurallar…

- Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.

- Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.

- Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı yollamayın.

- Merdivenleri birkaç kalori yakma fırsatı olarak görün ve kullanın.

- Her gün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın. TV izlerken ütü yapın.

- Kısa mesafelerde araba kullanmayın. Markete gittiğinizde en uzak köşeye park edin.

- Her gün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonları park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yapın, yüzün.

- Fırsat buldukça dans edin.

- İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.

- Ev işi yaparken hareketli müzikler dinleyin.

- Öğün atlamayın. Sabah kalktığınızda görebileceğiniz bir yere “kahvaltı et” yazılı bir kâğıt asın. Kahvaltıyı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınızda hissettiklerinizi bir kâğıda yazın.

- Tatlı yemek istediğinde bir bardak su için veya 100’e kadar sayın. Tatlı yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.

- Canınız yemek istediğinde kendinizi ince hayal edin.

- Yemeğe başlamadan önce 50’ye kadar sayın.

- Her lokmadan sonra çatalı elinizden bırakın ve bir yudum su için.

- Yemek süresini uzatın. Çünkü tokluk duygusu en erken 10, ortalama 20 dakikada oluşur.

- Kızartmalardan uzak durun.

- Ekmeğe tereyağı sürmeyin.

- Sosları yemeğinizden ayrı olarak isteyin.

- Yağsız sebzeleri tercih edin.

- Kremalı soslu yiyecekleri seçmeyin.

- Bol su için.

- Tatlı yerine, sık yemediğiniz bir meyveyi deneyin.

- Bir öğünde fazla yerseniz, bir sonraki öğünü sadece peynir ve salata ya da yoğurt ve salata ile geçiştirin.

Zayıflamak için 10 altın kural

1- Yemek yaparken ölçülerinizi küçültün. Daha az miktarda yemek yapın.

2- Alışverişe gitmeden önce bir liste hazırlayıp listeye sadık kalın.

3- Kendi siparişiniz olmayan yemekten yemeyin.

4- Yemeğinizi bitirir bitirmez sofradan kalkın.

5- Artan yemekleri içi görünmeyen kaplarda saklayın.

6- Yemeğinize konsantre olun, yemek yerken televizyon seyretmeyin, kitap gazete okumayın.

7- Şişmanlatıcı gıdaları kesinlikle evde bulundurmayın.

8- Tatlıya başlamadan önce biraz bekleyin ve hâlâ gerçekten aç olup olmadığınıza karar verin.

9- Her öğünde bol miktarda su için. (Günde en az 1.5 litre)

10- Bir şeyler atıştırmak istediğinizde sizi oyalayacak uğraşılar bulun.

Kilonuzdan Şikayetçiyseniz…

Hareketsiz bir yaşam sürdürüyoruz, merdiven yerine asansör, yürüyüş yerine arabayı tercih ettiğimizde harcayabileceğimiz 200 – 400 kaloriyi kiloya dönüştürüyoruz. Dengesiz besleniyoruz, dengeli bir beslenme yerine kolayımıza gelen ama besleyici değeri olmayan yiyecekleri tercih ediyoruz. Sebzeli bir öğün yerine yağlı, hamurlu yiyecekleri yiyoruz. Hem vitamin – mineral almıyoruz hemde 250-400 kalori yerine 1000 kalori almış oluyoruz. Bunun yerine sebze, meyve, et, yoğurt,karbonhidratı dengeli bir öğün yemeliyiz.

Zayıflamak için ilaçlar kullanıyoruz.
İdrar söktürücü diüretikler vücuttan yağ kaybını değil su kaybını sağlar. Tartıda kilo daha az görünse de yağlar olduğu gibi duruyordur.

Metabolizmayı hızlandırıcı ilaçlar kilo vermede çözüm olamazlar. Hatta uzun vadede düzenli çalışan metabolizmanın bozulmasına neden olabilirler. Bazı zayıflama ilaçları zayıflamaya yardımcı olmadığı gibi bir çok yan etkinin oluşmasına neden olabilirler.

Spor yapmıyoruz. Haftada 5 gün 45 dakika yada haftada 3 gün 1 saat spor yapmamız gerekiyor. Özellikle metabolizmamızın düzenli çalışması için bu çok önemlidir.

Günlük 30 gr. olan çözünür ve çözünmez lif ihtiyacımızı yeterli almıyoruz. Yeterli sebze ve meyveyi yesek bile günlük lif ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu nedenle mutlaka lif oranı yüksek diyet ürün takviyesi yapılmalıdır.

Kolayımıza geldiği için fast-food yiyeceklere hayatımızda fazla yer veriyoruz. Hem yağ oranları dolayısıyla kalorileri çok yüksek (1 öğün yaklaşık 1000-1100 kilokalori) hemde bir öğün için çok dengesizler. Bu nedenle hayatımızda hiç olmamaları geekir.

Geç saatlerde fazla yemek yiyoruz. Özellikle akşam yemekleri geç saatlerde ve çok fazla yenir. Çorba , ana yemek , pilav veya makarna , tatlı , meyve derken vücuda sindirebileceğinden çok fazla yemek göndermiş oluyoruz. Yemek sonrasında da hiç hareket etmediğimiz için yediğimiz herşey yavavş yavaş sindiriliyor ve bu da kilo almamıza neden oluyor.

Bisküvi , çikolata , kuruyemiş , cips gibi yiyeceklerden öğün oluşturuyoruz. Özellikle iş yerinde yemek yiyemediğimiz zamanlarda açlığımızı bastırmak için bu yiyecekleri tercih ettiğimizde vitamin ve minerali olmayan ayrıca kalorisi çok yüksek bir öğün oluşturmuş oluyoruz. Örnek vermek istersek 2 adet bisküvi yediğimizde 1 dilim ekmek kadar kalori almış oluyoruz. Bunun yerine 1 kase yoğurdun içersine %85 oranında lif içeren 1 / 2 poşet Diet Life Plus koyduğunuzda hem vitamin mineral açısından hemde Protein , karbonhidrat ve yağ oranı açısından dengeli bir öğün oluşturmuş oluruz. Bu öğünün kalorisi sadece150-200 kalori arasında.

Sebze ve meyveyi yeterli tüketmiyoruz. Günde 5-6 porsiyon çiğ sebze ve meyve tüketmemiz gerekirken ancak 2-3 porsiyon tüketiliyor. Özellikle vitamin deposu olan bu gurup yiyecekleri tam tüketmek gerekir. Hem besleyici değerleri yüksek hemde kalorileri çok düşük.

Kendimizi unutuyoruz. Her alınan 1-2 kiloyu ‘nasılsa veririz ‘ deyip kabul ediyoruz. Oysa 1-2 kiloyu vermek çok kolayken hızla artan 10-15 kiloyu vermek çok daha zordur. Bu nedenle en kısa zamanda alınan kilolardan kurtulmak gerekir.

Sakız Çiğneyin, Zayıflayın

Kişilerin fazla kilolardan kaynaklanan görüntü çirkinliğinden kurtulma kaygısıyla hareket etmesinin, piyasaya bunu ortadan kaldırdığı iddia edilen yeni ürünlerin sunulmasına ve rağbet görmesine yol açıyor.

Sakızın yanı sıra spirulina yosunundan elde edilen kapsüllerin de vücuttaki yerleşik fazla yağların daha hızlı enerjiye dönüşmesine, yiyeceklerle alınan yağların depolanmadan atılmasına ve tokluk hissi vererek bir ayda yaklaşık 5 kilo verilmesini sağladığı savunuldu.

Şirketin Yönetim Kurulu üyesi Ali Sayın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, tamamen yerli sermaye ile üretilen sakız ve Naxilite adıyla kapsülü, 2 ay önce piyasaya sürdüklerini ve tamamen bitkisel özellikte olduğu, yan etkisinin bulunmadığını iddia etti.

Fazla kiloların en önemli sağlık sorunu olduğunu ve çok sayıda insanın bu konudan şikayetçi olduğunu belirten Sayın, Bu amaçla yaptığımız çalışmalar sonucunda, geleneksel olarak Anadolu’da kullanılan bu sakızı seri üretimle, kilo sorunu olanların hizmetine sunmayı uygun gördük dedi.

Ürünlerin içeriğinde biberiye, ısırgan ve çörek otu, ardıç, keten, buğday, rezene, kekik ve kiraz sapı karışımlarının bulunduğunu ve doğal yollarla elde edildiğini vurgulayan Sayın, şöyle konuştu: Tamamıyla bitkisel olan bu sakızla gıda desteği olan ve spirulina yosunundan üretilmiş kapsülleri fazla kilolardan şikayetçi olanların hizmetine sunduk. Ürünü, fazla kilosu olanlarda kilo düşürücü, ideal kilolularda mevcut halin korunması için bitkisel destek olarak öneriyoruz. Tablet şeklindeki yosunlar yemeklerden 30 dakika önce 2şer adet alınırken, sakız ise günde 3 defa, yemeklerden yarım saat önce 10-15 dakika arası çiğneniyor. Sakızın içeriğindeki maddeler çiğnenme sürecinde vücut tarafından kolayca emilimi sağlanarak kısa sürede etkisini göstermeye başlıyor. Ürünler tokluk hissi vererek, aşırı iştahlı olma durumunu önlüyor, metabolizmanın da hızlı çalışmasını sağlayarak depolanmış yağların enerjiye dönüşmesini hızlandırıyor.

-AYDA 4-5 KİLO-

Ürünün hiç bir yan etkisi bulunmadığını savunan Sayın, bünyelerdeki farklılıklar dolayısıyla etkisinin boyutunun kullanım sürecinde gözlenebildiğini söyledi.

Bünyenin uyum sağlaması durumunda ayda 4-5 kilo vermenin mümkün olduğunu vurgulayan Sayın, Naxilite formülü, vücuttaki depo yağların kullanımı hızlandırarak enerjiye dönüşmesine ve yemeklerden sonra vücudun depoladığı yağ oranını minimum seviyede tutmaya destek olur. Böylece sağlıklı ve dengeli kilo vermenize yardımcı olur. Başta obezite olmak üzere fazla kilolarından kurtulmak isteyenler, sakız çiğneyerek veya tamamen doğal kapsüllerle bunu sağlayabilirler diye konuştu.

Ürünlerin şu an için sadece eczanelerde satışa sunulduğunu vurgulayan Sayın, Yakın zamanda ihracata başlamayı hedefliyoruz. Eczanelerde, 90 kapsüllük tabletlerin 25 YTLden satışının yapıldığı bildirildi.

Uykusuzluk ve Kilo

Kilo problemi, genellikle çok yemeğe ve az hareket etmeye bağlı olsa da; az uyumanın şişmanlığı tetikleyen gizli bir düşman olduğu saptandı.
Son 40 yılda yapılan araştırmalar, günümüzde uyku süresinin dokuz saatten yedi saate düştüğünü ve insanların daha az uyuyup daha çok kilo aldıklarını gösteriyor. Uzmanlar, az uyumanın insan sağlığı üzerinde birçok olumsuz etkisi olduğunu ve kilo probleminin de bu olumsuzluklardan biri olduğunu ifade ediyor.

Televizyon ve bilgisayar karşısında geçirilen zamanın geç saatlere kadar sarkmasının gece atıştırmalarına da neden oluyor. Gece geç alınan besinleri vücut tarafından enerji olarak harcanamadığından depolanarak kiloya dönüşüyor. Uyku bozukluğunun hormonlarla arasındaki bağlantı ise şöyle:’ Leptin ve Ghrelin iştah üzerinde etkili olan iki hormondur. Leptin vücutta enerji fazlası olduğu zaman iştahı keserek yemeyi durdurmamızı sağlar. Ghrelin ise mide tarafından mide boş olduğunda salınarak açlık hissini tetikler. Mide boş olduğu zaman Ghrelin seviyeleri artar ve Leptin düşerek bizim yemek yeme isteğimizi tetikler. Yapılan çalışmalar az uyunduğunda (Günde 5-6 saatten az) Leptin seviyesi sanki 900 kalorilik bir beslenme programındaki gibi düşerek açlığı tetiklediğini göstermiştir’

Uykusuzluğun sinirler üzerinde de negatif etkileri var, uykusuzluğun sinirleri uyararak rahatlamasını engellediğini, karbonhidrat ve şekerli yiyeceklere eğilimin daha çok arttığını ve kortizol denilen stres hormonunun da uykusuzluk süresince artarak yağlanmaya sebep olduğunu biliyoruz.
Bu nedenle uykunun son derece önemli olduğunu unutmamak ve mutlaka yeterli sürelerde uyumak gerekiyor.

Kalori Cetveli

Meyveler Adet /Kalori
Elma 1 / 60
Kayısı 1 / 8
Muz 1 / 100
Kiraz 100gr 40
Hurma 1 / 15
İncir 100gr 41
încir(kuru) 100gr 59
Greyfurt 1 / 60
Portakal 1 / 50
Kivi 1 / 34
Mandalina 1 / 50
Karpuz 100gr 19
Kavun 100gr 18
Şeftali 1 / 60
Armut 1 / 70
Erik 1 / 8
Üzüm 100gr 57
Çilek 100gr 26

Tahıllar Gram/Kalori
Bir dilim beyaz ekmek 28gr 90
Bir dilim kepekli ekmek 28gr 60
Bir dilim kızarmış ekmek 15gr 35
Bir adet kruasan 200gr 200
Bisküvi 100gr 470
Mercimek (kuru) 100gr 314
Arpa (kuru) 100gr 367
Bulgur (kuru) 100gr 37
Kuskus (kuru) 100gr 367
Mısır (kuru) 100gr 342
Buğday (kuru) 100gr 364
susam 100gr 589
Makarna (kuru) 100gr 339
Makarna (haşlanmış) 100gr 85
Pirinç (kuru) 100gr 357
Pirinç (haşlanmış) 100gr 125

Süt Ürünleri/ Yumurtalar Gram / Kalori
Yoğurt (yağlı) 100gr 95
Süt (yağlı) 100gr 68
Yoğurt (yağlı, meyveli) 100gr 125
Beyaz peynir (yağlı) 100gr 275
Kaşar peyniri (yağlı) 100gr 413
Parmesan peyniri (yağlı) 100gr 440
Yumurta 1 / 80
Yumurta akı 1 / 15
Yumurta sarısı 1 / 65

Yağlar Gram / Kalori
Tereyağı 28gr 206
Margarin 28gr 204
Sıvı yağ 28gr 130

Etler Gram /Kalori
Biftek (ızgara) 100gr 278
Tavuk (ızgara) 100gr 132
Tavuk göğsü (haşlama)100gr 150
Kuzu (yağlı, ızgara) 100gr 282
Kuzu ciğeri (yağda) 100gr 232
Salam 100gr 446
Sosis 100gr 295

Deniz Ürünleri Adet / Kalori
Midye 1 / 9
İstiridye 1 / 6
Karides 1 / 44
Somon füme 100gr 171
Ton balığı 100gr 121

Sebzeler Adet/ Kalori
Domates 1 / 14
Enginar 1 / 10
Patlıcan 1 / 28
Taze fasulye 100gr 90
Brokoli 100gr 35
Brüksel lahanası 100gr 35
Kabak 100gr 25
Havuç 100gr 35
Karnabahar 100gr 32
Kereviz 100gr 18
Salatalık 1 / 11
Marul 100gr 15
Mantar 100gr 14
Soğan 100gr 35
Bezelye 100gr 89
Yeşil biber 120gr 15
Patates (haşlama)100gr 100
Ispanak 100gr 26
Lahana 100gr 20

Kuruyemişler Gram / Kalori
Badem 100gr 600
Hindistan cevizi 100gr 603
Fındık 100gr 650
Fıstık 100gr 560

* Genel Öneriler:
- Besinlerinizi verilen miktardan eksik veya fazla tüketmeyiniz.
- Öğün atlamayınız.
- Alternatif listenizi kullanırken; besinleri kendi grubu içerisinde değiştiriniz.
- Çiğ olarak tüketilen sebzeleri istediğiniz kadar tüketebilirsiniz.
- Aşırı tuz kullanmayanız.
- Etleri; fırında, haşlama veya ızgara olarak tüketiniz .

* Serbest Yiyecekler:
- Açık çay, kahve, ıhlamur, kuşburnu çayı, sirke, salça, hardal vb. her türlü baharat.
- Bol renkli sebzeler

* En Az Tüketilecek Besinler:
- Tuz
- Kolalı içecekler
- Şeker ve şekerli tatlılar, bal, reçel, pekmez, marmelat, şurup
- Şekerli bisküviler, pasta, kek, kurabiye, çikolata

* Sakınılması Gereken Yiyecekler:
- Sakatatlar (Karaciğer, beyin, böbrek, dil, dalak, işkembe, yürek, kokoreç)
- Yağda kızartılmış ve yağlı sos eklenmiş yiyecekler.
- Yağlı sucuk, pastırma, salam, kızarmış sosis.
- Bütün yağlı yiyecekler (yağlı et sulan, yağlı etler, kaymak, krema vb.)
- Süt ve yoğurt kaymağı.

Açlığa Dayanabilmek

Özelikle diyete başladığınız zaman, tatlı gıdalara karşı duyulan özlemi bilirsiniz, insanda olağanüstü bir istek uyandırır. Bu isteği bastırmak için size beş öneride bulunacağım:

· Açlık hissini duyar duymaz hemen bir şeyler atıştırmaya kalkmayın ve on dakika bekleyiniz. Belki bu süre içinde ortaya çıkan o açlık arzusunun önüne geçmiş veya açlık durumunuz herhangi bir gıda almadan da azalmış olacaktır.

· Bu durumda hemen bir bardak su içiniz. Mideniz dolduğunda doyma refleksi sayesinde açlık hissinizi kandırmış olacaksınız. Mide dolduğu için açlığı daha iyi tolere edebilirsiniz.

· Yanınızda limon varsa bir dilim kesip suyunu içiniz.İçilen bir dilim limon suyu açlık hissini azaltacaktır.

· Büyük öğünler yerine daha sık aralıklarla az gıda yiyiniz. Doyma dorumu beyinde kontrol edilen bir merkez sayesinde yapılmaktadır. Ara öğünleri zevk alarak bekleyiniz.

· Açlık hissinden uzak durmanın diğer bir şekli ise hareket halinde olmaktır. Sadece kalorinin sınırlanması ile olan bir diyet uzun vadede başarılı olamaz. Onun için kalorinin sınırlanmasının yanı sıra aynı zamanda egzersiz yapmak ve hareket halinde olmak bir o kadar önemlidir.

Hareketlilik paralelinde verilen kilolar kalıcı olarak verilmiş olan kilolardır

Stres ve Kilo İlişkisi

Kilo Alımı: Stres sıklıkla obezite ve kiloyla yakından ilgilidir. Stres ve gerginliğine çare olarak pek çok kişi yağlı, şekerli gıdalara yönelip kilo almaktadır. Kilo almak sağlıklı bir diyet sonucunda bile başlayabilir. Kilo aynı zamanda kalp, diyabet gibi hastalıkların sebeplerinden biri de olabilir. 2000’de yapılan bir çalışmaya göre strese karşılık aşırı yemeğe yönelen ve kilo alan bayanların bu durumun streslerini daha fazla arttırdığını göstermiştir. Stres hormonlarının artması ve böylelikle yağ oranının artması stres ve kilo alma arasındaki belki de direkt olarak etkilemektedir.

Kilo Kaybı: bazı kişiler iştah kaybı ve sürekli olarak zayıflamadan şikâyetçilerdir. Nadir durumlarda stres hiperaktivite ve tiroit bezlerinin zarar görmesine neden olur. Vücudun kalorileri normalden daha hızlı şekilde yakmasına neden olur.

Yeme Bozuklukları: Yeme bozuklukları kendini bulimia ya da anoreksia şeklinde göstermektedir. Gittikçe yaygınlaşan bu rahatsızlıkların da temel sebeplerinden biri stres seviyesinin gittikçe artmasıdır.

Stresle İlgili Yeme Sorunlarıyla Baş Etmenin Yolları

1.Beklemeye çalışın. Yemek yeme için 20–30 dakika beklerseniz yeme arzunuz biraz azalacaktır. Ya da dikkatiniz farklı yönlere dağılacaktır.
2.Ne yediğinize dikkat edin. Böylece alacağınız gıda eğer o gün için fazlaysa almaktan vazgeçebilirsiniz. Ayrıca bu size yemek yemeden önce düşünme alışkanlığını kazandırır.
3.Günün belirli saatlerinde bir şeyler atıştırma gibi bir alışkanlığınız varsa o zamanlarda meşgul olacağınız bir iş bulun ve yemekten sakının.
4.Oturduğunuz zamanlar yemek yeme alışkanlığı kazanın. Bir iş yaparken de yemeye odaklanırsanız işinize dikkatinizi vermek yerine sürekli yemek arayışında olursunuz.
5.Düzenli yemek yiyin. Mideniz tamamen boşalıncaya kadar beklerseniz yerken kontrolü kaybedebilirsiniz.
6.Kendinize” ne yediğinin farkına var.” şeklinde küçük notlar yazın.
7.Egzersiz doğal bir stres atma yöntemidir. Hareket etmeye özen gösterin.
8.Size yardım edebileceğini düşündüğünüz biri varsa ve biriyle konuşmaya ihtiyaç duyduğunuzda mutlaka sizi anlayabilecek bir uzmana gidin. Emin olun oldukça faydası olacaktır.

Ultrasonla Zayıflamak Mümkün mü?

Hiç rejim yapmadan, yan etkiyle boğuşmadan, bir saatte fazla kilo ve yağları yakarak yok eden bir yöntem geliştirildi. İsrailli bilim adamları, fazla kiloları ve vücut yağlarını ultrasonla eriten yeni bir cihaz geliştirdi. Zayıflama teknolojisinde çığır açacak olan bu cihazla, zahmetli incelme yöntemiyle ‘liposuction’ da tarihe karışacak.

İngiltere’de yayınlanan The Sunday Telegraph gazetesine göre, geliştirilen alet, şu ana kadar sadece domuzlarda denendi ve olumlu sonuç verdi. Yöntemin ilk klinik denemeleri gelecek yıldan itibaren İngiltere’de yapılacak.

İşte yöntem

Bu yönteme göre aygıt, vücuttaki yağları yakmak için yüksek oranda ultrason dalgaları kullanıyor. Eritilen yağ, kişinin vücudu tarafından emiliyor ve yine vücut tarafından yakılarak yok ediliyor.

Söz konusu aletin klinik denemelerinin başarılı olması halinde, aleti geliştiren kişilere milyarlarca dolar kazandırması bekleniyor.

Dokulara zarar vermiyor

Araştırmayı yürüten Tel Aviv’deki Şiba Tıp Merkezi yöneticilerinden Ami Glicksman da, çalışmaları tamamladıklarını, yağ hücrelerinin seçilerek yakılması ve bu sırada deri, kemik, sinir ve adale gibi diğer dokulara zarar vermemeyi başardıklarını bildirdi.

Bir saatte işlem tamam

Domuzların hiç bir problem yaşanmadan vücut yağlarını yaktıklarını dile getiren Glicksman, uygulamada ameliyathane ortamına ihtiyaç duyulmadığını, herhangi bir ofise gelen hastanın 1 saat sonra tedavisi tamamlanmış olarak çıkacağını anlattı.

Yağın vücuttan atılması işlemini vücudun kendisinin yaptığını, bağışıklık sistemindeki akyuvarların kalıntıları süpüreceğini ve metobolizmanın bu kalıntıları yok edeceğini anlatan Ami Glicksman, bu işlemler sırasında rejim yapmaya gerek kalmayacağını da vurguladı.

Boy ve Kilo

Kilo konusunda bir tartıdan daha fazlasına ihtiyacınız var. Kilolu insanlar pek çok açıdan birbirinden farklılaşır. (Kas miktarı, yağ oranı ve kemikleri) Örneğin, bir sporcu fazla kası olduğu için kilolu zannedilebilir. Daha sağlıksız bir uyumu olan kişi de aynı boyda ve aynı kiloda olabillir. Ancak bu kas nedeniyle değil yağ oranı fazlalığı nedeniyle olabilir.

“Boyum için doğru kilo ne?” bu oldukça yaygın bir sorudur. Aslında basit bir soru gibi görünüyor fakat ergenler için bunu yanıtlamak her zaman basit olmuyor. Neden değil? her insanın farklı bir vücut türü vardır bu nedenle herkes için doğru olabilecek tek bir kilo miktarı olamaz. Yaşıtlar arasında bile ciddi farklılıklar vardır bazıları daha çok gelişmişken diğerleri zayıf kalabilir. Bunun da ne büyük nedeni ergenlerin hepsi aynı zamanda gelişip belirli kiloya gelemezler.

Fakat hesaplayarak kilonuzun uygunluğunu tespit edebilirsiniz. Biraz yorucu olabilir çünkü bunun nasıl olduğunu ve yapıldığını okumanız gerekecek.

Büyüme ve Ergenlik
Herkes aynı şekilde gelişip büyüyemez fakat belli bir dönem ergenler her zaman olduğundan daha hızlı gelişirler. Ergenlik süresince vücut fiziksel değişiklikler hızlanır. Erkeklerde özellikle kas değişiklikleri, hem kız hem erkeklerde de kilo artışı söz konusu olur. Ergenlikte boy artışı 25 cm kadar olur. Pek çok erkek ve kız ergen kas, yağ ve kemik bakımından normalden daha hızlı şekilde gelişir. Eğer kas, kemik ve yağ oranı uyumu elde edilirse yani hepsi vücutta doğru miktarda mevcut olursa o zaman bu kilo artışı iyi olarak nitelendirilebilir. Çünkü bazı çocuklar 8 yaşından itibaren gelişmeye başlarken bazılarının ki 14 yaşına kadar uzayabilmektedir. Fakat aynı boyda ve yaştaki iki kişinin birbirinden daha farklı kiloya sahip olmaları doldukça doğaldır.

BMI Kullanarak Yağ Oranını Öğrenme
Uzmanlar kişilerin kendi boylarına göre sağlıklı kiloyu ortaya çıkarma konusunda bir yol geliştirmişlerdir. Buna BMI (body mass index) denmektedir. BMI doktorların kişinin boy ve kilosuna bağlı olarak vücutta ne kadar yağ olduğunu tahmin etmek için kullanılan bir formüldür. Bu formül BMI sayısını çıkarabilmek için boy ve kiloyu kullanır.

BMI sayısını elde etmek ergenler için biraz daha karmaşıktır. Kişinin BMI kartları yaş ve cinsiyete göre kurgulanır. Her grafiğin 8 yüzdelik aralığı vardır. (5, 10, 25, 50, 75, 85, 90, 95) 50. çizgide olan bir ergen yaş grubu averajına yakındır. 95’lik çizginin üzerinde olan bir ergen “kilolu ya da şişman” olarak değerlendirilir çünkü yaş grubunun %95 lik bir kesimi daha kendisinden daha azdır. 5’lik çizginin altında olan bir ergense “çok zayıf” olarak nitelendirilir. Çünkü yaş grubunun daha yüksek bir BMI sayısı vardır.

BMI sayınızı belirlemek için ya hesaplama tablosunu edinin ya da doktorunuza başvurun. Kilonuzu kontrol etmek ve sağlıklı ilerleyebilmek için buna ihtiyacınız olacak. fakat ölçmek için tam olarak kilo ve boyunuzu bilmeniz gerekmektedir.