Diyet Sırları

Bunları yapın

1- Düzenli yemek yiyin. Öğün atlamayın. Günlük beslenmenizi 10 birim kabul ederseniz kahvaltı kalorinizi 3, öğle ve akşam yemeği kalorinizi 2’şer birim olarak planlayın. 2-3 saatten fazla aç kalmayın. Kuşluk, ikindi ve yatsıda 1’er birim ara öğün alın: 1200 kalorilik bir zayıflama diyetinde sabah kahvaltısını 300, öğle ve akşam yemeklerini 200’er kalorilik olarak planlayabilir, ara öğünlerde 100 kalorilik besinler tüketebilirsiniz.
2- Günlük toplam kalori alımınızı asla 800 kalorinin altında tutmayın. 1000-1200 kalorinin altındaki zayıflama diyetlerini bir tıbbi danışma ve doktor kontrolü almadan uygulamayın.
3- Diyet süresince her gün kilonuzu izleyin. Küçük kilo artışlarında diyet ve eksersiz programınızı tekrar gözden geçirin. 250 gram üzerindeki kilo artışlarına asla müsaade etmeyin. 250-500 gramı geçen kilo alma durumlarını “sarı”, 1-2 kiloyu geçen kilo alımlarını ise “kırmızı” alarm durumu olarak kabul edin.
4- Hergün düzenli egzersiz yapın. Aerobik egzersizleri tercih edin. Egzersiz süresini 35 dakikanın üzerinde tutun. Günde ortalama 45 dakikalık düzenli yürüyüş veya yüzme gibi aerobik egzersizler daha iyidir.
5- Sizi daha çok yemeye yönelten ortamlardan uzak kalmaya özen gösterin. Dışarıda daha az dışarıda yemek yiyin. Sosyal toplantılarda alkol yerine soda-limon için. Yemek davetlerine veya restoranlara gitmeden evvel evinizde bir şeyler yiyin. Eviniz dışında da hafif, az kalorili besinlere yönelin.
6- En iyi yemek zamanı tokluk zamanıdır. Asla uzun süre aç kalmayın. Uzun açlıklardan sonra sofraya oturmak yerine sık aralarla düşük kalorili sebzeler tüketin.
7- Kiloyu kontrol etmenin en emin yolu her gün tartılmaktır. En iyisi sabahları, aç karnına, tuvaletten çıktıktan sonra ve çırılçıplak tartılmaktır. Her gün tartılmak küçük kilo artışlarına hemen müdahale etme şansınız olur.
8- Diyet yaparken veya ideal kilonuzu korurken tükettiğiniz günlük kalorinin genel olarak yüzde 35’inin karbonhidratlardan, yüzde 50’sinin proteinden yüzde 15’inin yağdan gelmesine özen gösterin.
9- Diyet yaparken unlu mamullerden, tatlılardan, şekerden ve alkolden uzak durun. Aşırı meyve tüketiminden kaçının. Fazla tuz tüketmeyin. Özellikle kalori değeri yüksek meyvelere dikkat edin. (İncir, üzüm, kiraz, kayısı…) Bol bol su içmeyi unutmayın!
10- İştah kesici ya da sindirim sisteminde yağ bağlayıcı ilaçları doktor kontrolü olmadan kullanmayın. Bitkisel zayıflatıcıların sadece mali durumunuzu zayıflattığını unutmayın. Hiçbir bitkisel zayıflatıcının yararı bilimsel olarak kanıtlanmış değildir. Bitkisel/ doğal olduğu iddia edilen birçok ürünün içeriğini ısrarla sorgulayın. İçeriğinde EFEDRİN, AMFETAMİN, KAFEİN, TİROİD HORMONU ÖZLERİ bulunan ve yasal olmayan kombine bitkisel /doğal ürünleri kullanmayın. Adı ve kimyasal yapısı ihtiva ettiği etken maddelerin belli olmayan, numaralandırılmış (G-3167, G-4640) ürünlerin çoğunda kullanımına izin verilen yasal miktarların üstünde EFEDRİN veya EPHEDRA bitkisi ekstreleri bulunmaktadır.

Bunları yapmayın

1. Bazı spor-fitness merkezlerinde egzersiz uzmanları daha güçlü egzersiz yapabilmeniz için çok önemli yan etkileri olabilen bir ilacı (ventolin) öneriyorlar. Bu ilaç sadece reçeteyle satılan ve yalnızca iç hastalıkları ya da göğüs hastalıkları uzmanları tarafından tavsiye edildiği takdirde kullanılması gereken, önemli yan etkilere sahip olabilen bir ilaçtır. Hiçbir zaman egzersiz kapasitesini artırmaz, egzersize ek bir nefes açılması sağlamaz.
2. Egzersizden hemen önce yüksek doz karnitin almak da son zamanlarda çok önerilen bir usul haline geliyor. Egzersizden önce karnitin almak faydalı ama bunun kas yapmak gibi bir avantajı olduğunu düşünmeyin. Ayrıca karnitin pek ucuz bir destek de değil. Paranız boşa gidebilir.
3. Yorgunluk tedavisinde antidepresanların çok özel bazı durumlar dışında hiç ama hiç yeri yoktur. Antidepresanlar tersine yorgunluğu artırabilirler bile. Eğer yorgunluk sorununuzun altında depresyon problemi yatıyorsa -ki yatabilir- bu sorunun çözümünün de ruh hekimleri tarafından bulunması gerektiğini aklınızdan çıkarmayın.
4. Glukozamin ve kondroidin içeren desteklerin de egzersiz yapanlar tarafından rutin olarak kullanılmaları gerekmiyor. Bu desteklerin bulantı, ishal, mide ağrısı, hatta kan şekerini yükseltme gibi önemli yan etkileri var. Ayrıca sağlam eklem kıkırdağını travmalardan koruduklarını veya güçlendirdiklerini gösteren herhangi bir çalışma da yok.

Kilo Vermek İçin

1. Doymadan önce yemeyi bırakın: Yüzde 80 doyana kadar yemek yiyin. Geleneksel bir diyet uygulayan Japonya’nın Okinawa adasında yaşayanların vücut kitle indeksleri ortalama 21,5′tur. Karnınız pantolonunuzun düğmelerinizi gerene kadar yemek yiyebilirsiniz. Diyete göre, tokluğun ilk acısını hissettiğinizde, vücudunuz beyninizin tok olduğunun farkına varması için şans veriyor.

2. Sağlıklı yağlar kullanın: Akdeniz diyetinin temeli olan zeytin yağı ile Okinawa diyetinin içeriği kanola yağı gibi sağlıklı yağlar, sebzeleri daha lezzetli yapıyor. Böylece, daha fazla sebze tüketiyorsunuz.

3. Yemek yerken sadece yemeğe odaklanın: Örneğin, Amerikalılar televizyon karşısında ya da arabada giderken yemek yiyor. Japonya’da ise yürürken yemek yemek görgüsüzlük olarak görülüyor. Burada, arabada asla kahve yudumlayamazsınız. Fransa’da arabalarda içecek tutucusu bulunmuyor, çünkü araç kullanırken kahve içilmiyor. Televizyonla, trafikle ya da işinizle ilgilenirken farkında olmadan aşırı yemek yersiniz. Bu nedende yemek yerken sadece yemeğe odaklanın ve lezzetlerin zevkini çıkarın.

4. Hareket edin: Asya ülkelerinde, Fransa ve Akdeniz insanları, daha fazla hareket ettiklerinden dolayı daha zayıftır. Onlar zamanlarını jimnastik için harcamıyor, sadece çok fazla yürüyorlar.

5. Düzenli yemek yiyin: Fransız kadını, günde 3 kez yemek yediği için şişmanlamıyor. Bir öğünü atladığınızda kalori yaktığınızı düşünebilirsiniz, ancak daha fazla acıkacağınız için bir sonraki öğünde daha fazla yemek yersiniz. Güne mutlaka kahvaltıyla başlayın. Kahvaltı yapanlar, yapmayanlara göre daha zayıf oluyorlar.

6. Akşam yemeğini ailenizle beraber yiyin: Aile ile ya da arkadaşlarla yemek, yemeği daha eğlenceli hale getirir, fazla yemek yemenizi kısıtlar. Kalabalıkta yemek yerken daha yavaş yersiniz, bir kişi doyunca onun doyması diğerlerini de etkiler.

7. Sadece acıktığınız zaman yemek yiyin: Bazı insanlar, acıkmanın yanında can sıkıntısı, yalnızlık, stres ya da korku gibi çeşitli nedenlerle yemek yerler. Bunun yerine sıkıldığınız zaman kendinize oyalanmak için bir hobi bulun. Stresden kurtulmak için yemek yiyorsanız, stresi azaltmak için spor yapabilirsiniz.

Karın Bölgesi Yağlardan Yeşil Çay İle Kurtulun

Eğer bu yıl ki hedefiniz karın bölgenizde toplanan yağları eritmekse, yeşil çayı da diyetinize eklemeyi unutmayın! Yapılan çeşitli çalışmalar yeşil çayın egzersize bağlı kilo kaybını artırıcı özellikte olduğunun ipuçlarını veriyor.

Göbekte Yağlanma Sorunu132 obez yetişkin kişide yapılan bir çalışmaya göre katılanların hepsi uygun kaloride aynı diyeti tüketmişler ve haftada 180 dakika orta şiddette egzersiz yapmışlardır. Ayrıca bir grup 39 miligram kafein içeren içeceklerden fakat diğer bir grup ise 625 miligram kateşin içeren yeşil çay içmişlerdir. 12 hafta sonunda, yeşil çay içen katılımcılar 2 kg, kontrol grubundakilerin ise 900 gram kaybettikleri görülmüştür. Yeşil çay içen grupta total karın yağlarında, deri altı karın yağlarında ve trigliseridlerde büyük bir düşüş olmuştur.

Yeşil çayın tam olarak nasıl bir mekanizmada çalışıp, etki ettiği henüz tam olarak anlaşılamamıştır, fakat araştırmacılar yeşil çayın vücuttaki yağın yıkılım hızını arttırdığına inanmaktadırlar.

Yapılan diğer çalışmalar…

Ayrıca yeşil çay, vücudun insüline duyarlılığına yardımcı olmakta ve diyabet riskini azaltmaktadır. Çalışma Florida ve Japonya’daki araştırma merkezlerinin yanı sıra Tufts Üniversitesi’ndeki Jean Mayer USDA Yaşlanma Üzerine İnsan Beslenme Araştırma Merkezi’ndeki araştırmacılar tarafından yürütülmüştür.

Yeşil çayla ilgili başka bir çalışmada, yıllar boyunca oldukça fazla miktarda yeşil çay tüketmenin göğüs kanseri riskini azaltmakta bir etkisi olabildiğidir. Bu çalışma Çin’de yaşları 20 ila 74 arasında değişen 7.000 kadın üzerinde gerçekleştirilmiştir. Araştırmaya katılan kadınların göğüs kanseri insidansları ve yeşil çay tüketimleri değerlendirilmiştir. Yeşil çay içenler, içmeyenler ile karşılaştırıldığında, içenlerin göğüs kanseri risklerinin daha düşük olduğu görülmüştür. Yeşil çay tüketiminin uzun dönemde kadınlar üzerinde birçok faydası olduğu kanıtlanmıştır.

“Journal of American Medical Association” dergisinde yayınlanmış olan araştırmaya, 40-79 yaşları arasındaki 40 bin 530 yetişkin katılmıştır. Yeşil çayın yaygın olarak tüketildiği kuzeydoğu Japonya’da yapılan araştırmaya katılanlar 11 yıl boyunca takip edilmiştir. Araştırmada, günde 5 bardaktan fazla yeşil çay içenlerin herhangi bir hastalıktan ölme risklerinin, günde bir fincandan az çay içenlerden % 16 kez daha az olduğu bulunmuştur.

Yeşil çayda bulunan “epi-gallo-kateşin-3-gallat” adı verilen ve kısaca EGCG olarak isimlendirilen bir biyolojik aktif öğenin LDL kolesterolü (kötü kolesterol) azaltıcı etki gösterdiği,  kan basıncının düzenlenmesi ve bağışıklık sistemi üzerinde olumlu etkileri olduğu,  buna ek olarak tümör oluşumu veya gelişiminde de azaltıcı rol alabildiği de yapılan çalışmalarda saptanmıştır.

Sihirli Diyet

Dünyanın en zenginlerinin, Rus oligarkların ve hatta Hollywood ünlülerinin kilo vermek için ziyaret ettiği Avusturya’daki Viva Mayr kliniğinde uygulanan sağlık programının kitabı çıktı.

Sihirli Diyet14 günlük zayıflama programının ücreti 7 bin dolar olan klinik, müşterilerine sadece zayıflamayı değil aynı zamanda sindirim sistemindeki sorunları düzeltmeyi, daha canlı bir tene sahip olmayı ve çok daha enerjik olmayı vaat ediyor. Üstelik bunu, ağır egzersizler yapmanıza, haftalarca sadece lahana çorbasıyla beslenmenize ya da her lokmanızda kalori hesabı tutmanıza gerek kalmadan yapıyor.

Şarkıcı Geri Halliwell, aktör Kevin Spacey ve sosyetik güzel Jemima Khan’ın da müdavimi olduğu Viva Mayr’ın “sihirli diyet”inin sırları şunlar:

* Metabolizmanızı olumsuz etkileyen kafein ve şekerden kesinlikle uzak duracaksınız. İlk üç gün yorgunluk ve baş ağrısı hissetseniz de bu “temizlenmenin” etkisidir.
* Vücudumuzun temposu saatler ilerledikçe yavaşlar. Bu nedenle insan vücudu günün ilk yarısında yediği hemen hemen her şeyi rahatlıkla sindirebilir. Ancak daha sonraki yenilen gıdaların sindirimi zorlaşır. Bu nedenle asıl gıdaların büyük bir bölümü saat 12’ye kadar tüketilmelidir.
* Sebze ve meyveler akşam değil gündüz tüketilmelidir.
* Akşam yemeğinde çorba ya da hafif pişirilmiş balık ya da sebzeler tercih edilmelidir. Akşam yemeği saati 18:00’den geç olmamalıdır. Bu sayede siz yatağa gitmeden sindirim tamamlanmış olur.
* Kilo vermenin en önemli sırlarından biri de gıdaları çiğneme tekniğidir. Yemekleri ne kadar çok çiğnerseniz o kadar az yiyerek doyarsınız. Çok çiğnemek hem beyne tokluk sinyalinin ulaşması için gerekli zamanı sağlar hem de besinin bileşenlerine daha kolay ayrılmasını ve daha kolay sindirilmesini sağlar. Her lokmayı ağzınızda en az 30-40 kez çiğneyin, tamamen sıvı hale geldikten sonra yutun. İlk aşamada 15’in üzerine çıkamazsanız endişelenmeyin, gelişecektir.

Yemekle su içmeyin
* Sabah kahvaltıdan önce bir bardak ılık su için. Gün içinde de 2-3 litre su tüketin. Su yemekle değil yemek aralarında içilmelidir. Yemekle birlikte içilen su, sindirime yardımcı olan tükürüğün kaybolmasına neden olur. En ideali yemekten 15 dakika önce ve yemekten 1 saat sonra su içmektir.
* Su dışında bitki çayı, meyve suyu ve süt içebilirsiniz. Çay ve kahve 14 gün boyunca kesinlikle yasak. Şarap ise küçük bir kadeh olmak kaydıyla izinli.
* Karbonhidratlar enerji kaynağı olduğu için tamamen kesmek doğru değil. Ancak temel beslenme kaynaklarını taze sebze ve meyvelerden oluşturmak, karbonhidratlı besinleri ise yan unsur olarak kullanmak gerekiyor. Ayrıca tam tahıllı ürünlerin tercih edilmesi öneriliyor.
* Yağ tüketiminde doymuş yağlardan uzak durmak çok önemli. Almanız gereken omega 3,6,9 türü yağlar, fındık, zeytin, ayçiçeği, keten tohumu ve kenevir gibi ürünlerde bulunuyor. Özellikle Omega 3 türü vücuttaki yağların yakılmasına da yardımcı oluyor. Ancak kırmızı et ve sosis gibi işlenmiş et ürünlerindeki yağlar oldukça zararlı.
* Karaciğer ve böbrek gibi vücudu temizleyen organlar için gerekli olan proteinlerin mutlaka yeterli miktarda alınması lazım. Bu nedenle en az iki günde bir balık ya da peynir ve et gibi hayvansal ürünler tüketilmeli. Ancak protein ihtiyacının baklagillerden karşılanması vücut sağlığı için daha yararlı.(xprodoksit)
| Yorumlar (1) | 03.09.2009 | Diyet  | Kalıcı Link | Arkadaşına Gönder

Kafein Zayıflatır mı?

Son zamanlarda kahve ile ilgili çelişkili bilgiler alıyoruz. Kahve dost mu, düşman mı emin olamıyoruz. Kafeinle duygusal bir ilişkimiz olduğu ise muhakkak. Kafein hiç tartışmasız, bir ilaçtır. Sıcacık kahve fincanında, mis kokulu çayları yudumlarken hatta birçok meşrubatın içinde ve az da olsa çikolatadan aldığımız, reçetesiz satılan güçlü bir ilaçtır. Kafein aldıktan birkaç dakika sonra vücudumuzdaki etkileri kendini gösterir. 4-6 saat kadar bizimle yaşamaya, hayatımızı etkilemeye devam eder.

* Kafein bizi yatıştıran, sakinleştiren ‘adenosin’ adlı bir hormonu etkisiz bırakır. Kahve ile canlanmamız ve aynı zamanda uykumuzun kaçmasının nedeni budur.

* Öte yandan bize adeta adrenalin yani cesaret ve heyecan pompalar. Geçici bir canlanmaya yol açar ama ne yazık ki, ardından bitkin düşmemize neden olur.

STRES HORMONU

* Kafeinin bir başka etkisi de stres hormonu olarak tanıdığımız kortizol seviyelerini artırmasıdır.

* Kafein vücudumuzdaki dopamin adı verilen bir başka hormonunu da yükseltir. Kendimizi önce iyi hisseder, sonra inişe geçeriz. Kahve tiryakiliğininin altında biraz da dopamin tiryakiliği yatar.

* Kafein idrar söktürücüdür. Bu da genellikle vücudun su kaybetmesine neden olur. Kahvenin yanında bir bardak su getirilmesi oldukça anlamlıdır. Ama nescafe, meşrubat ya da çikolata yanında su içmek aklımıza gelmez.

SPORDAN ÖNCE YARARLI
Kafeinin olumlu tarafı metabolizmayı hızlandırması, egzersizden önce alınırsa yağ yakımını artırmasıdır. Az miktarda kahve, açlık hissini azaltarak kan şekerini dengede tutmaya da yardımcı olur. Yani kafein dostumuz da olabilir, düşmanımız da. Bütün mesele ne kadar ve ne zaman aldığımız.

* Günde 2 fincandan daha fazla kahve içmeyin. Kola içtiyseniz ya da çikolata yemek istiyorsanız bunların ilave kafein dozu olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

* Öğleden sonra saat 16′dan itibaren kafeinden uzak durun. Bu maddenin vücutta 6 saat kadar etkili olduğunu aklınızda tutun, uykunuzu riske atmayın.

* Spor yapmadan önce bir fincan kahvenin tadını çıkarabilirsiniz.

Diyetiniz Yarım Kalmasın

Diyet yaparken motivasyonun en yüksek olduğu dönem ilk haftadır. Eğer diyete başlarken kişi, ilerleyen haftalarda karşılaşacağı güçlükleri tam olarak anlayamazsa her geçen zamanda motivasyonu azalır ve sonunda diyeti yarım bırakmak zorunda kalır.

Uzman Diyetisyen Dilara Koçak’ın konu hakkındaki düşünceleri:

Diyete başlarken her şey harika görünebilir. Motivasyonun en yüksek olduğu dönem diyetin ilk haftasıdır. İlk hafta su kaybı ve metabolizmanın düşük kaloriye ve yeni beslenme biçimine hızlı cevabı yüzünden çok iyi kilo verilir.

İlk hafta 2 ile 4 kilo kayıp yaş, egzersiz seviyesi ve vücut cüssesine göre değişen miktarda olabilir. Eğer bireye ileriki haftalarda karşılaşacağı güçlükler en baştan anlatılmazsa ilerleyen her hafta bireyin motivasyonu azalır ve diyet yarım kalır.

İlk hafta hızlı kilo gider sonra yavaşlar

İlk haftaki kilo verme hızı aylar boyunca devam etmez. Beslenme programı hazırlanmadan önce bireyin normal yeme düzeni, tüketilen besinler ve bunların miktarları, yemeklerin pişirilme şekilleri, yeme saatleri gibi birçok detayla birlikte günlük alınan kaloriyle bu kalorinin karbonhidrat, protein ve yağ miktarı da sorgulanır.

Daha sonra günlük kaloriden ortalama 800 – 1000 kalori eksiltilerek bireye yeni beslenme listesi verilir. Her gün 1000 kalori eksik beslenmek, bir haftada 7000 kalori eksik beslenmek anlamına gelir ve kişi normal olarak 1 kg yağ kaybeder. Ancak suyu az içen bir birey ilk hafta suyu iyi içerse ve günlük diyetinde ara öğün sistemine yeni başladıysa, spor yokken yürüyüş de eklediyse verdiği ilk hafta kilosu 2 – 4 kg kadar olabilir.

İlk baştaki bu yüz güldürücü sonuç ileriki haftalar için risktir. Bireye her hafta bu şekilde kilo vermesinin mümkün olmadığı hatta sağlıksız olduğu çok iyi anlatılmalıdır. Aksi takdirde ilerleyen haftalarda kendini başarısız hissedecektir.

Diyete başladıktan 3 -4 hafta sonra metabolizma yavaşlayabilir

Vücudumuz hayatta kalmak üzere programlanmıştır. Kesilen bir dokunun iyileşmesi, virüslerle savaş, sıcak havada ter miktarının artıp hararetin düşürülmesi gibi her gün yaşadığımız birçok ufak deneyimde bedenimiz mükemmel bir makinedir ve her sistem birbiriyle uyumludur. Bu uyum içindeki makineye her gün 2 bin 500 kalori veriyorken birden kaloriyi bin 500’e indirmek vücudun tüm sistemlerde tasarruf etmesi ve metabolizmayı yavaşlatması anlamına gelir.

Bu yüzden çok düşük kalorili diyetler uzun süreli önerilmez. 1000 kalorinin altında diyetler kesinlikle yapılmamalıdır.

Çok düşük enerjiyle hayatta kalmaya kendini programlayan vücuda daha sonra normal insanlar gibi 2 bin-2 bin 500 kalorilik yemek vermek hızlı kilo alımına sebep olur.

Bu yüzden kilo verme ve daha sonraki kilo koruma programının tamamında uygulanacak beslenme tipinin kalori, karbonhidrat, protein ve yağ oranları diyet ve beslenme uzmanı tarafından kontrollü bir şekilde yönetilmelidir.

Koruma dönemi programları yeniden kilo almayı önler

Diyete başlarken hedefiniz sadece kilo vermek olursa, beyniniz bu programa göre hareket edip kilo verdikten sonra yeniden yemek yemeye döner. Böylece verdiğiniz hızla hatta verdiğinizden çok daha hızlı şekilde kilolarınız geri gelir.

Amacınızı yeni bir yaşam biçimi diye belirlerseniz ve beyninize “Ben artık böyle yaşayacağım” gibi komutlar verirseniz yeni yaşam biçimine geçmeniz daha kolay olur.

Koruma programlarında kendi bedeninizin ihtiyacı olan tüm besin gruplarını öğrenirsiniz. Kilo verme sürecinde öğrendiklerinizle birlikte yasaksız olarak her şeyi yemeyi ama besinler arasındaki dengelemeyi anlarsınız.
Bu formülü artık hiç düşünmeden otomatik davranış biçimi haline getirdiğinizde ise yeniden kilo almazsınız.

Yeni yaşam biçimine geçiş

Yeni alışkanlıklara geçmek her zaman kolay olmayabilir. Kendinizi suçlamayın, sabırlı olmaya çalışın. Başardığınız diğer davranış değişikliklerini hatırlayın. Hava her gün güneşli değil bazen yağmur yağıyor, bazen fırtına, bazen kar; ama her sabah yeniden güneş doğuyor.

Ufak olumsuzlukları genelleştirmeyin, ufak adımlarla hedefe gitmek en doğrusudur. Bunun için yazmaya başlamak en doğru yoldur, her gün hem yediklerinizi hem duygularınızı yazabilirsiniz. Böylece hangi duygu durumunda bedeniniz hangi besinleri seçiyor anlayabilirsiniz. Bu size kriz oluşmadan önce önlem alma fırsatı verir.

Bedeninizi dinlemeye çalışın, benim birçok danışanım bunu yapıyor ve haftalık listeleri hazırlarken beni çok iyi yönlendirebiliyor.

Balon Diyetler

Balon diyetler ile verilen kiloların hızla geri dönmesinin yanı sıra, sağlığa verdikleri zararlar da oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Son günlerde medyada kan gruplarına göre diyetler, ten rengine göre diyetler, rakamlarla isimlendirilerek karmaşıklaştırılan içecekler, film sektörünün adı altında sunulan içecekler ve ünlülerin ismiyle sunulan diyetler ve daha birçok balon zayıflama yöntemlerine daha sık rastlanır oldu.

Bir tek göz rengine göre diyet icat edilmedi. Mavi gözlüler süt içmeyin kilo yapar, yeşil gözlülere peynir yağ oranını arttırır, ela gözlülere et yeme obez olursun gibi saçmalıklar da yakında gündemde yer alırsa şaşırmayın.

Balon diyetler ile verilen kiloların hızla geri dönmesinin yanı sıra, sağlığa verdikleri zararlarda oldukça tehlikeli boyutlara ulaşabiliyor. Yani balon diyetlerden birini uyguladığınızda hem yetersiz ve dengesiz besleniyorsunuz, hem sonrasında hızlı kilo almaya başlıyor hem de sağlığınızdan oluyorsunuz.

Metabolizma tehdidi: Balon diyetler
Bu tür diyetler uygulanmaya başladıklarında hızla kilo verdirir. Adı ve türü ne olursa olsun kilo vermeyi sağlayan etmen bu diyetlerin tamamının çok düşük kalorili olmasıdır. Vücut düşük kaloriye adapte olduğunda harcadığı enerjiyi azaltarak tepki verir. Yani metabolizmayı yavaşlatır. Bununla birlikte yetersiz vitamin ve mineral alımına bağlı olarak beslenme yetersizlikleri oluşur. Yavaşlayan bir metabolizmayı hızlandırmak o kadar da kolay değildir. Bu nedenle bu tür diyetleri yapanların metabolizmaları kolay kolay eski hallerini almaz. Vücutlarındaki besin elementleri yetersizliklerini düzeltmek ise zaman alıcıdır. Vücut yapıları ise normal insanlara göre daha yumuşak ve sarkık olur.

Balon diyetlerinin kurbanı olmayın!
Balon diyetlerin sağlık üzerinde birçok olumsuz etkileri vardır. Bu tür diyetler tepeden tırnağa olumsuz etkileri ile hem kısa hem de uzun dönemde sağlığı tehdit eder. Vücudumuzda yer alan sistemlere göre verebilecekleri zararlar şu şekilde özetlenebilir.

Sinir sistemi: Halüsinasyon, depresyon, unutkanlık vs.
Solunum sistemi: Apne (kısa süre solunum durması), solunum güçlüğü
Sindirim sistemi: Yutma güçlükleri, iştahsızlık, ishal, kabızlık, sindirim sistemi ağrıları
Dolaşım sistemi: Dolaşım bozuklukları, düşük tansiyon, postüre bağlı hipo-tansiyon(duruşa göre tansiyon düşüklüğü), ani kalp krizi
Endokrin sistem: Hormonal bozukluklar, kan şekerinde düşüklük vs.
Beslenme yetersizlikleri: Saç dökülmesi, deride kuruma ve çatlaklar, deride pullanma, soluk ten rengi, anemi vs.

Dikkat! Balon diyet kolesterol yükseltir!
Sağlığımızı bozucu etkileri yukarıda anlatılanlar kadarla da kalmayabilir. Balon diyetler ile verilen hızlı kilolar aslında vücutta gerçekleşen hızlı yıkıma bağlıdır. Vücutta bulunan depoların hızla yıkılması kan kolesterol ve trigliserit değerlerini yükseltebilir ve ileride şeker hastası ve kalp hastası olma riskinizi arttırır.

Kendinizi popüler diyetlerin ve yöntemlerin elinde oyuncak etmeyin: Yo-Yo döngüsü
Balon diyetler genellikle kısa sürede hızlı kilo vermeyi sağlar ve istenen kiloya ulaşıldıktan sonra diyet bırakılır. Diyetin bırakılması ile birlikte vücuda besinlerle alınan enerji birden artar. Harcanan enerjiden daha fazla enerji alınması sonucunda, yavaşlayan metabolizmanın da etkisiyle verilen kilolar hızla ve fazlasıyla geri alınır. Verdiği kiloların geri gelmesi ile canı sıkılan kişi tekrar diyet yapmaya başlar. İşte bu içinden çıkılması çok zor olan döngü, yo-yo döngüsü olarak adlandırılır. Bu döngüye takılmak sizin sadece sağlığınızı değil, moralinizi de çalar. Kıyafet masrafınızı da katlayacak bu durumdan kurtulmanın en sağlıklı yolu; balon diyetlerden uzak durmak ve sağlıklı beslenmeyi bir yaşam stili haline getirmektir.

Sağlığınızı küstürmeyin…
Renklere, şekillere, isimlere ve inanılması güç vaatlere aldanmayın. Kilo vermek isterken sağlığınızı kaybetmemek için balon diyetlerden uzak durun. Kilo vermenin ve verilen kilonun korunmasının en sağlıklı yolunun sağlıklı beslenme olduğunu ve sağlıklı beslenmenin balon diyetler gibi 2–3 günlük değil, bir yaşam boyu sürmesi gerektiğini ve bunu sağlamanın tek ve doğru yolunun bir diyetisyenden yardım almakla sağlanacağını unutmayın. Sağlıklı beslenin, sağlığınızı küstürmeyin.

Zayıflamak İçin

Eğer diyet yapıyor ve beslenmenizi salata, ızgara ve diyet ürünlerle sınırlıyor, ekmeği kıstığınız halde bir türlü kilo veremiyorsanız yanlış yoldasınız demektir. Aşağıdaki basit önerilerle hayat tarzınızda değişiklikler yaparak zayıflayabilirsiniz…

Kilo vermek için her yolu denediniz ama yine de sonuç aynı mı? İşte uygulamanız gereken kurallar…

- Ayakta durarak veya yürüyerek daha fazla zaman geçirin.

- Ev veya bahçe işlerine daha çok zaman ayırın.

- Bir şey getirip götürmek için çocuklarınızı yollamayın.

- Merdivenleri birkaç kalori yakma fırsatı olarak görün ve kullanın.

- Her gün yarım saat daha az televizyon izlemeye çalışın. TV izlerken ütü yapın.

- Kısa mesafelerde araba kullanmayın. Markete gittiğinizde en uzak köşeye park edin.

- Her gün düzenli yürüyüş yapın. Hafta sonları park yürüyüşleri ve bisiklet gezileri yapın, yüzün.

- Fırsat buldukça dans edin.

- İzlemekten zevk aldığınız bir spora başlayın.

- Ev işi yaparken hareketli müzikler dinleyin.

- Öğün atlamayın. Sabah kalktığınızda görebileceğiniz bir yere “kahvaltı et” yazılı bir kâğıt asın. Kahvaltıyı akşamdan hazırlayın. Kahvaltı yapmadığınızda hissettiklerinizi bir kâğıda yazın.

- Tatlı yemek istediğinde bir bardak su için veya 100’e kadar sayın. Tatlı yemeye başlarsanız 15 kez derin nefes alın.

- Canınız yemek istediğinde kendinizi ince hayal edin.

- Yemeğe başlamadan önce 50’ye kadar sayın.

- Her lokmadan sonra çatalı elinizden bırakın ve bir yudum su için.

- Yemek süresini uzatın. Çünkü tokluk duygusu en erken 10, ortalama 20 dakikada oluşur.

- Kızartmalardan uzak durun.

- Ekmeğe tereyağı sürmeyin.

- Sosları yemeğinizden ayrı olarak isteyin.

- Yağsız sebzeleri tercih edin.

- Kremalı soslu yiyecekleri seçmeyin.

- Bol su için.

- Tatlı yerine, sık yemediğiniz bir meyveyi deneyin.

- Bir öğünde fazla yerseniz, bir sonraki öğünü sadece peynir ve salata ya da yoğurt ve salata ile geçiştirin.

Zayıflamak için 10 altın kural

1- Yemek yaparken ölçülerinizi küçültün. Daha az miktarda yemek yapın.

2- Alışverişe gitmeden önce bir liste hazırlayıp listeye sadık kalın.

3- Kendi siparişiniz olmayan yemekten yemeyin.

4- Yemeğinizi bitirir bitirmez sofradan kalkın.

5- Artan yemekleri içi görünmeyen kaplarda saklayın.

6- Yemeğinize konsantre olun, yemek yerken televizyon seyretmeyin, kitap gazete okumayın.

7- Şişmanlatıcı gıdaları kesinlikle evde bulundurmayın.

8- Tatlıya başlamadan önce biraz bekleyin ve hâlâ gerçekten aç olup olmadığınıza karar verin.

9- Her öğünde bol miktarda su için. (Günde en az 1.5 litre)

10- Bir şeyler atıştırmak istediğinizde sizi oyalayacak uğraşılar bulun.

Kilonuzdan Şikayetçiyseniz…

Hareketsiz bir yaşam sürdürüyoruz, merdiven yerine asansör, yürüyüş yerine arabayı tercih ettiğimizde harcayabileceğimiz 200 – 400 kaloriyi kiloya dönüştürüyoruz. Dengesiz besleniyoruz, dengeli bir beslenme yerine kolayımıza gelen ama besleyici değeri olmayan yiyecekleri tercih ediyoruz. Sebzeli bir öğün yerine yağlı, hamurlu yiyecekleri yiyoruz. Hem vitamin – mineral almıyoruz hemde 250-400 kalori yerine 1000 kalori almış oluyoruz. Bunun yerine sebze, meyve, et, yoğurt,karbonhidratı dengeli bir öğün yemeliyiz.

Zayıflamak için ilaçlar kullanıyoruz.
İdrar söktürücü diüretikler vücuttan yağ kaybını değil su kaybını sağlar. Tartıda kilo daha az görünse de yağlar olduğu gibi duruyordur.

Metabolizmayı hızlandırıcı ilaçlar kilo vermede çözüm olamazlar. Hatta uzun vadede düzenli çalışan metabolizmanın bozulmasına neden olabilirler. Bazı zayıflama ilaçları zayıflamaya yardımcı olmadığı gibi bir çok yan etkinin oluşmasına neden olabilirler.

Spor yapmıyoruz. Haftada 5 gün 45 dakika yada haftada 3 gün 1 saat spor yapmamız gerekiyor. Özellikle metabolizmamızın düzenli çalışması için bu çok önemlidir.

Günlük 30 gr. olan çözünür ve çözünmez lif ihtiyacımızı yeterli almıyoruz. Yeterli sebze ve meyveyi yesek bile günlük lif ihtiyacımızı karşılamıyor. Bu nedenle mutlaka lif oranı yüksek diyet ürün takviyesi yapılmalıdır.

Kolayımıza geldiği için fast-food yiyeceklere hayatımızda fazla yer veriyoruz. Hem yağ oranları dolayısıyla kalorileri çok yüksek (1 öğün yaklaşık 1000-1100 kilokalori) hemde bir öğün için çok dengesizler. Bu nedenle hayatımızda hiç olmamaları geekir.

Geç saatlerde fazla yemek yiyoruz. Özellikle akşam yemekleri geç saatlerde ve çok fazla yenir. Çorba , ana yemek , pilav veya makarna , tatlı , meyve derken vücuda sindirebileceğinden çok fazla yemek göndermiş oluyoruz. Yemek sonrasında da hiç hareket etmediğimiz için yediğimiz herşey yavavş yavaş sindiriliyor ve bu da kilo almamıza neden oluyor.

Bisküvi , çikolata , kuruyemiş , cips gibi yiyeceklerden öğün oluşturuyoruz. Özellikle iş yerinde yemek yiyemediğimiz zamanlarda açlığımızı bastırmak için bu yiyecekleri tercih ettiğimizde vitamin ve minerali olmayan ayrıca kalorisi çok yüksek bir öğün oluşturmuş oluyoruz. Örnek vermek istersek 2 adet bisküvi yediğimizde 1 dilim ekmek kadar kalori almış oluyoruz. Bunun yerine 1 kase yoğurdun içersine %85 oranında lif içeren 1 / 2 poşet Diet Life Plus koyduğunuzda hem vitamin mineral açısından hemde Protein , karbonhidrat ve yağ oranı açısından dengeli bir öğün oluşturmuş oluruz. Bu öğünün kalorisi sadece150-200 kalori arasında.

Sebze ve meyveyi yeterli tüketmiyoruz. Günde 5-6 porsiyon çiğ sebze ve meyve tüketmemiz gerekirken ancak 2-3 porsiyon tüketiliyor. Özellikle vitamin deposu olan bu gurup yiyecekleri tam tüketmek gerekir. Hem besleyici değerleri yüksek hemde kalorileri çok düşük.

Kendimizi unutuyoruz. Her alınan 1-2 kiloyu ‘nasılsa veririz ‘ deyip kabul ediyoruz. Oysa 1-2 kiloyu vermek çok kolayken hızla artan 10-15 kiloyu vermek çok daha zordur. Bu nedenle en kısa zamanda alınan kilolardan kurtulmak gerekir.

Diyet İçeceklere Kanmayın

ABD’de yapılan araştırmaya göre, diyet içecekler bilinenin aksine şişmanlatıyor. “Nasıl olsa kilo aldırmaz” diyerek daha fazla tüketiliyorlar.

ABD’nin Teksas Üniversitesi Bilim Merkezi tarafından yapılan bir çalışma diyet içeceklerin zayıflamaya yardımcı olduğu tezini çürütüyor. New York’ta bulunan bir grup obez üzerinde yapılan çalışmada diyet içecekler bir süre için normalleriyle değiştirildi. Sonuçlar normal soda içmeye başlayan obezlerin kilolarında bir değişme olmadığını gösterdi. Bilim adamları bunun nedenini diyet içecek kullanan kişinin kendisini zayıflattığına dair oluşan psikolojik etkiyle daha fazla yemek yemesine bağlıyor.